Pdf

Paranormal İnanç.pdf
Yeni Dinsel İnanış.pdf
Paranormal Olaylar.pdf
Paranormal Fenomen.pdf
İzmir Ruhsal Araştırma Mart Ayı Bülteni.pdf

 

Video

Ölümden Sonra Hayat Var (11.10.201)
Ölüm Anını Yaşatmak (Belgesel - İnsanlar Üzerinde Gerçek Bir Deney)
Ölülerin Hikayesi - Marilyn Monroe'nin Ölümü (Türkçe Polisiye Belgesel)
Ölüm Ötesi Deneyimler
Ölüm ve Sonrası (Öteki Gündem - Caner Taslaman - Sinan Canan - 05.01.2014)
Ölüm ve Sonrası (Öteki Gündem - 10 Haziran 2016)

 

 

 

Neart Death Experience - Yakın Ölüm Denemesi

 

 

 

DERLEYEN: Burhan Zihni Sanus

 

 

Ölümden Daha Güzel Bir Şey Yok  by Kevin R. Williams

Nothing Beter Then Death

 

 

 Bu sayınızda sizlere Kevin R: Williams ‘ın   Nothing Beter Then Death   isimli kitabından  Ölüm, Ölümden sonrası. NDE ve OBE  gibi hadiselerin açıklanması ve 60  adet NDE  ( Ölüme Yakın Deneyim )geçirmiş insanın bilim adamlarına yaptıkları açıklamalar ve bunlar üzerine onların yorumları nakledeceğiz.

 

 

Yayın Tarihi: 01.01.2018

GİRİŞ

 Nothing Beter Than Death                  Kevin Williams

NOTHING BETTER THAN DEATH  PUBLISHED

BY AUTHOR KEVIN R. WILLIAMS

 (Rancho Cordova, California ) —.

 Kevin Williams tarafından yazılıp yayınlanan “ Ölümden Daha Güzel Bir şey Yok “ kitabında  62 adet seçilmiş  NDE  Yakın Ölüm Denemesinin başından geçen şahıslar taraından kendi öz ifadeleri ile anlatımı vardır. Kendi  içinde bu NDE  12 adet değiik kategoriye ayrılmaktadır. : Ölümden evvel Hayat, Hayat, İnsanlık, Din , Spritizma , Gelecek, Bilim ,Ölüm, Ölümden Sonra Yaşam , Tanrı , Cennet , Cehennem.

Ayrıca

NDE ile ilgili 15 enteresan soruya cevap aranmıştır.

Bunlardan bazıları.:   NDE ölüm halindeki beynin hayalleri midir ?

NDE  bazılarının ileri sürdüğü gibi hakkikatten olmuyor mu ?

NDE  ruhsal bir olaydır doğru mu ?

NDE ‘nin şeytanla ilgisi yoktur

NDE ve İncil , Diğer ve Din kitapları Tanrının saf sevgi olduğunu öne sürüyorlar

NDE ve İncil Renkernasyonu kabul ederler

Bunun yanında Dünyamızın Tanınmış bilim, fikir adamlarının Ölüm ve Hayat üzerine düşüncelerini kapsar.

Kevin Williams  bütün hayatını  NDE ‘ile alakalı araştırmalar yapmak ve bu yaşamış  olanlarla mülakat yapıp aydınlatmaya çalışmaktır.

 

Kevin Wililams ;

Benim kim olduğum hakkında bilgi almak isteyenleri için :  Orta yaşlıyım-  Bilgisayar Mühendisiyim – biraz manyak biraz depresif  üniversial Hıristiyan ,  Gnostic  gözle görülmeyen ispat edilmeyene inanmayan – Budist.   Montana da oturan. Çiftlik sahibi.  Kaliforniya Üniversitesinde  Din bilimi kürsüsü sahibi – Teksas Üniversitesinde  Parapsikoloji  profesörü. Bekar . Muhafazakar . Bir adamım

 

 

 

" Hayat Sonsuzdur, sevgi ise ölümsüzdür, ölüm ise sadece bir ufuk çizgisidir. Ama bu sadece bizim tarafımızdan çİzilmiş bir ufuk çizgisidir    - R.W. Raymond  ( Michigan Üniversitesi  Din tarihi  kürsü başk. )

 

Kevin Williams’ın  ÖLÜMDEN GÜZEL BİR ŞEY YOK  kitabına  bu sayımızda da size 2  NDE  olayını anlatarak devam edeceğiz.

 

RENE TURNER

 

 

Avustralya  Newcastle , Şubat 1982 de Dr. Rene Tourner  çalışma günü sonunda bir tamirciye uğrayıp gözlüklerini tamire bıraktı ve arabasına binip otoyola çıkarak evine doğru yol almağa başladı.  Yolunun üzerindeki bir kırmızı ışıkta durdu .  Hafızası burada kapanıyordu.

Onunla beraber araba da yolculuk eden iş arkadaşı olayı şöyle anlatıyor :

“ Kırmızı ışıklara yaklaşmakta iken , birden ışık yeşile döndü , bunun üzerine biz yolumuza devam ettik ancak araba kaydı ve meydanın ortasındaki bir su havuzuna çarptı. Stuart van tipi olan arabanın arka kotuğunda beşiğinde yatmaktaydı, oradan çarpmanın etkisiyle ön koltukta arabayı kulanan Rene’nin kafasına çarptı ve onun başını direksyona çarpıp sıkışmasına sebep oldu.”

Hastahenede , nöroşirürji profesörü Dr. Robert Flac  Rene’nin ölüm haberini  ailesine bildirdi, ve onların bu ölüme üzülmemeleri zira hayatta kalsaydı ömür boyu  komada kalacağını bildirdi.

Bu konuşma olurken koşaraktan genç bir hemşire geldi ve doktor ile bize dönerek büyük bir heyecanla bağırarak :

o yaşıyor, yatağında oturdu ve konuşmağa başladı “  dedi

Profesör ona  dönerek  kendi sözünü kestiği için azarladı  ve “ Ne zamandan beri ölü bedenler kalkıp konuşuyor, saçmalama “ dedi.

Fakat Hemşire yine üsteledi “ Hocam  ayağa kalktı ve bana “ bana artık ilaç verme “ dedi diye cevap verdi.

Bunu duyan Rene’nin Annesi  Doktoru ve Rene’nin babasını kolundan tutup sürükliyerek  kızının bulunduğu odanın koridoruna sürükledi. “ Aptal aptal konuşacağına gidip bakalım “ dedi.

Onlar Rene’yi  bir koridorda sedyesinde oturmuş bir vaziyette buldular. Sedyede hala ameliyattan çıkınca üzerinde bulunan elbise ve etrafında aletler vardı.  Hemşire burada onları çıkarıp Rene’yi Morg’a götürmek için hazırlık yaparken dirilmişti.

Ancak Rene gene derin bir komaya girmişti. Özel bir odaya alındı ve bakıma tabi tutuldu. Bu Koma hali on gün kadar sürdü.

 Bundan Sonrası Rene  Tourner’in  NDE ( Y.Ö.Denemisi ) ile alakalı kendi sözleri ile anllatıklarıdır. Aynen naklediyoruz. :

 “ Ben bu olayların ne zaman gerçekleştiklerini tam olarak NDE olayının hangi  safhasında olduğunu bilemiyorum. Ben Ölüm olayının  ve bedenimi terk edişimin oluş şekli hakkında hafızamda hiçbir hatıra yok . İlk hafızamda olan hatıralar şöyle başlamakta.

“ Ben kendimi bir hortumun içinde başım önde belli olmayan bir yöne doğru kuvvetle çekilirken ve etrafım simsiyah karanlık iken hata daha da karanlık bulutlarla çevrilmiş olarak hatırlamaktayım. Etrafım bir şeylerle çevrilmiştim sanki bir Tünelde imişim gibi , buda beni korkutuyordu.  Başımın önünde uzakta  ben yaklaştıkça gittikçe büyüyen bir ışıktan nokta vardı. O an ölmüş olduğumu düşündüm ve Annem ,babam , kardeşim için üzüldüm. Fakat bir taraftanda içimde bir teselli hisi vardı “ Nasılsa kısa zamanda alışırlar “ diye. Bir osırada  ışığa büyük bir hızla yaklaşmaktaydım.

Birden bir ışık patlaması içinde duvarları yarım bir odada buldum kendimi, Önümde 30 yaşlarında bir adam vardı. 180 boyunda geniş omuzlu  kızıl kahverengi saçlı çok temiz yüz hatları olan kısa bıyıklıydı.

Üzerinde beyaz kumaştan bir entari giyiyordu. Işık ondan geliyordu daha dikkatlice bakınca onun büyük bir yaşa ve bilgeliğe sahip olduğu hissine kapıldım. Beni gayet sakin bir şekilde büyük bir sevgiyle karşıladı. – kelime konuşulmamıştı , ama içimde bir his ile bana istediklerini anlatıyordu.

“ Sizin ayak dibinize sonsuza kadar oturabilirim ve bundan zevk alırım “ diye düşündüm. Bu içimde bir fikir  uyandırdı  think / söyle / hisset . Bu çok değişik bir ortamdı.  Elbisesinin kumaşından gözümü ayıramıyordum. Çok değişik bir şeyden mamüldü ve sanki ışık bu kumaştan geliyordu.Nasıl oluyorda ışık buradan parlıyor diye düşünmeye başladım.

Benim yanıma geldi ve durdu ve sol tarafıma bakmamı hissettirdi , baktığımda orada hayatımın önemli anlarının görüntülendiğini fark ettim. Bu görüntüleri hem seyrediyordum, hemde bazı olayları içimde hissediyordum.Onları tekrar yaşıyordum. Hatta bu arada bu olayların  bazılarının başkalarına acı  çektirebileceğini hiç düşünmemiş olmama hayıflandım ve üzüldüm. Bazı hadiselerde suçlandım bazılarında gururlandım. Bu olayları görünce hayatımda  pişman olacağım hadiselerden fazla gurur duyabileceğim hadiselere sebep olduğum için çok memnun oldum. Görülüyordu ki terazi benim lehime netice veriyordu. Büyük bir sevgiyle karşılandım.  

 Birden içinde bulunduğum oda bir hol halini aldı. Bana doğru gelenler vardı önde büyük babam. Kendisi benim hatırladığımdan daha gençti başında saçı vardı. Yüzündeki buruşukluklar çok daha azdı. Ama her şeyiyle büyük babamdı. Kucaklaştık. Benimle konuştu ve hoş geldin dedi. Ona olan kızgınlığım geçmişti. Ona ben 14 yaşında iken ölüp beni yalnız bırakmasına ve Doktor olup unu iyileştirmeme imkan tanımamasına kızgındım. Ama şimdi sevgiyle konuşuyordum. Büyük Babam Büyük Annemin de gelmekte olduğunu birazdan burada olacağını söyledi.  Büyük babama baba Annemin neden bu kadar geleceğinden emin olduğunu  ( öleceğini ) sordum zira kendisi çok sıhhatli idi ve devamlı olarak  Manchester deki evinden  Yeni Zelanda’ya   oradan da yazları Miami ye seyahatler yapıyordu son senelerde.

Büyük Babam  maalesef  Baba Annemin kemik kanseri olduğunu ve onun için kısa zamanda geleceğini söyledi. Büyük Babam  zamandan sanki habersizmiş gibi konuşuyordu. Ben ona bu yüzden şu soruyu sordum “ Yakın zamandan ne anlıyorsun tam ne zaman “ diye sordum.  ( Büyük Anneme benim dönüşümden 3 ay sonra kanser teşhisi kondu  ve Ağustos da öldü ) Tekrar kendime gelince bunu Anneme anlatınca onu hem şeşırtım hem de üzdüm ama doğruydu ve gerçekleşti.

Büyük Babamla konuşmamız bitince beni yandaki bir odaya götürdü orada bir kalabalık vardı yaklaşınca onları yavaş yavaş tanımaya başladım.

İlk bana yaklaşan ve hoş geldin diyen kişi  elini omzuma koydu ve beni kendine doğru çevirdi. Şöyle dedi,

“ Senin dönmen gerek , yapılacak bir görevin var “  Ona cevap vermek istedim, Büyük Babanın yanına dönmeğe çalıştım. Fakat kendimi birden girişin yanında buldum, Tam eşikte  birden her yer simsiyah oldu . hiç bir şey yoktu Hatta kendi benliğim bile.

 Komadan yavaşça uyanmaya  birkaç gün içinde başladım. Bazı tanıdık sesler ve yüzler tek geri kalan hayallerdi komamdan. Komadan bazı kısa zamanlarda kendime geldiğimi hatırlıyorum oda elinde iğne ve ilaçlar Hamşireler benimle uğraşırken. Parçalanmış yüzümün tekrar yerine gelmesi için bir Çok  ameliyat geçirdim. Kafatasımda ve göz çukurlarımda.   Hastahaneden acılar ve çift görme hissiyle ayrıldım.  Anosmia ve sekiz beyin sinirinde harabiyet. Tanrıya beni bu halde geri gönderdiği için kızgındım, hem bu kadar rahatsızlık bir tarafta diğer tarafta ne olduğunu bilmediğim bir görev  iki sene çok zor zamanlar geçirdim.

Benim içimde hiç unutamadığım şu görev hissi vardı. “  İnanışlarına uygun şekilde dünyayı terk etme zamanı gelecek – inanışların ne olursa olsun -  Evinde ki karışıklıkları ve yarım kalmış şeyleri bitirmen lazım. Zira zaman bizimle son buluyor. “  Benim görevim galiba bu .

Kendimi rehabilite edebilmek için geçen 5 seneyi bir Zombie  gibi yaşadım. 1987 de  Head Injury Society of New Zealand  derneğinde işe başladım bugün hayatımı kazanabiliyorum.

Fakat hala tam olarak görevimi  bilmiyorum. Ancak diğer insanlara Beyinde hasarı olan bir insanın nasıl kendisini iyileştirebileceği programında vazifeliyim.  Görevim bu muydu acaba. Hala aclıar çekiyorum, Anosmia , Diplopia . vesaire …………………………. “”  

Bu size anlatığım NDE  hatıraları benim için dün yaptığım şeylerden daha canlı ve hakiki olarak yaşıyor benle.

 

 

 

 

KAREN SCHAEFFER

 Karen’in Başından bugüne kadar duyduğum çok az sayıda ki  değişik NDE olaylarından bir tanesi geçmiştir. Ona istikbali gösterilmiş ama ona geleceği üzerinde  değişiklikler yapma imkanıda tanınmıştır.

İşte kendi ifadesi ile yaşamış olduğu NDE olayı :

 

“ Bir genç kız olarak , rüyamda sık sık psişik olaylar görürdüm. Büyüdükçe ve hayatım gittikçe daha az heyecanlı olmaya başladıkça bu olaylarda azalmaya başladı ve hatta yok oldu , ilk hamile kalışıma kadar.

 Çocuğumun doğumundan kısa bir zaman sonra bir gece  son derece korkunç bir rüya gördüm. Çok kötü bir trafik kazasında hayatımı kayıp ediyordum. Aylar boyunca korkumdan son derece dikkatli olarak arabalardan kendimi sakınmağa çalışıyordum. Bu arada  oğlum yedinci ayına girdi . O zaman kendimi gördüğümün sadece bir rüya oduğuna inandırdım, hiçbir şey olmayacaktı. Yepyeni bir hayatım vardı , yeni bir ders verdiğim okul , kocam ve oğlum.  Bütün enerjimi bunlara vermem gerekiyordu.

Ve Birden oldu !!.............

O gün okuldan erken ayrılmıştım. Gidip oğlumu  büyük annesinden alacak tekrar okula dönecek ve bir Baseball maçını seyredecektim. Bu oğlumla öğleden sonramı geçirmem için çok güzel bir fırsattı. Oto yol dan çıkarken  her zamanki tedbirimle epeydir yeşil yanmış bir ışıkta sola dönüş yaptım. Kendimi şanslı günümde olduğumu düşündüm.   

 Tam o sırada  kendimi kaybettim .

 

Aniden kendimi sonsuz bir huzur içinde şimdiye kadar görmediğim güzellikte bir yerde buldum. Büyük babam , daha eski hayatlarımın birinde tanımış olduğum bir Adam  ve bir de bir rehper varlık bana değişimde yardımcı olmak için.  Bana kazadan bahs ettiler. Kaza yerini gösterdiler. Bana eve dönme zamanımın geldiğini söylediler . ( ev olarak bu bunduğunm mekanı kastediyorlardı )

Bu yerin insanı saran sevgi  huzur ve mutluluk dolu  havası o kadar davet ediciydi ki.

Kendimi her an  bir enerjiden varlığa dönüştümelerine evet diyebilirdim .

Panik ve korku dolu bir hisle bağırmaya ve ağlamaya başladım. “ Oğluma ne olacak “  Beni hiçbir zaman hatırlayamayacak . Babası ona nasıl bakılacağını bile bilmiyordu.  Onun Babasının ailesi tarafından yetiştirilmesini istemiyordum. Sadece yedi aylıktı.   Hayır    hayır hayır   gitme zamanı değildi onlar yanılyordu.

.Sevgi dolu bir sarılışla beni sakinleştirdiler , ve bana oğlumu gösterdiler.  Bütün ailemin ve oğlumun benim ölümümden sonrada iyi bir hayatları olacağına inandırmağa çalıştılar.  Benim annem Annesinle beraber oturabilirdi.  Bu belki biraz zaman alacaktı ama olabilirdi. Kocam, üzgün yalnız kalbi kırıkta olsa zamanla tekrar birisiyle aşık olup yeni bir hayat kurabilirdi.

Ölüm bizim hayatda geçirdiğimiz zaman zarfındaki  tahsil ve tecrübelerimizin bir parçası idi. Benim ölümüm de benim hayatımda yer alan diğerleri için bir ders niteliğindeydi. Benim cenazemi gösterdileri sevdiklerimin yanına gömülecektim ve istediklerimle  iletişim kurabilecektim. Bunaları kabul edebilirdim . Her şey iyi olacaktı.

Bütün bu konuşmalar sırasında sakinleşmiş ve daha olumlu bir bakış kazanmıştım.

Fakat bir dakika …..   bütün bu olaylar arasında ya OĞLUM   ne olacaktı . Ben onu bırakamazdım. Bebeklerin annelerine ihtiyaçları vardır. Benim de onun Annesi  olmağa ihtiyacım var.  Onu bırakıp gidemezdim. Bana karşı çok büyük sabır anlayış ve sevgi göstermişlerdi.

Rehperlerim bana hislerimle hala insani kısmıma bağlı kaldığımdan böyle düşündüğümü . İnsan tarafımla ilişkim kesilince kendimi hava gibi hür ve rahat hisedecektim.  Sevgi ve mutluluk dolu olacaktım.

Kelimeler istedikleri neticeyi vermedi. Bilakis benim insan tarafıma daha fazla bağlanmamı sağladı. Ve oğlumu daha sıkı bir şekilde ister  oldum.

Bu güzel yerde oturup yaptığımız konuşmalar bana sonsuz gibi geldi. Hayatımı seyredip tartıştık. Dinleri tartıştık. Bilhassa insan Ruhunun insanlıktan ayrılıp Ruhsal bir varlık olurken geçirmesi gerektiği değişimi tartıştık. Nelerin unutulup nelerin kazanılacağını görüştük. Bazıları tam düşümdüğüm gibi  rüyalarım da gördüğüm gibi idi. Bazı şeyleri ise yanlış düşünmüşüm hakikisini öğrenince şaşkınlık ve mutluluktan          “ WOW “ diye bağırdım. Benim daha evvel ölmüş olan sevdiğim akraba ve arkadaşlarım neredeydiler. Bilhassa diğer büyük Baba ve Anneanem neredeydi.  Dediler ki onlar başka bir  PLAN ‘da  onları sen de enerjiden bir varlık olunca yani burada yaşayan bir varlık olunca onları ve dahi bir çok ölmüş sevdiklerini görebileceğimi bildirdiler. Kararı kendim verebilecektim.

Tam buradaki hayat hakkında söyledikleri beni  kalmaya karar verecek hale getirirken birden gözlerimin önüne küçük oğlum geliyordu ve yine red ediyordum. Bana oğlum Jake’in ilerde ( gelecekte )yaşayacağı hayatı gösterdiler. Oğlum son derece yakışıklı bir delikankı olmuştu. Çok mutluydu herkes tarafından seviliyordu. Ancak bir Anne olarak gözlerine bakınca oradaki hüzünü görebiliyordum. Bunu sadece ben anlayabilirdim oğlumun tanıyamadığı fakat kokusunu sıcaklığını sesini  hissetmediği duyamadığı sarılamadığı annesinin yokluğundan tam mutlu olmayıp bir yanının  eksik olduğunu.

Jackie 7 -8 yaşındayken onu yeni annesiyle görüyordum. Fevkalade güzel ve iyi bir insandı. Sade bir tek eksik onunda bir çocuğu kendi öz çocuğu vardı  ve bu kadın istemese bile yinede kendi öz çocuğu ile benim oğluma karşı hislerinde bir fark vardı. İşte buydu bütün mesele ben bunun için oğlumu bırakıp burada kalmak istemiyordum.

Aramızdaki bu konuşmalar  benim hesaplayamadığım çok uzun bir zaman sürdü. Rehperlerim her türlü şeyi beni ikna etmek için gösterdiler izah ettiler. Bana karşı son derece sabırlı ve sevgi doluydular.

Fakat olmadı kalamadım . Onlar israr edince bir nevi isteri gibi krizler geçirmeğe başladım.

Bir ara yumuşuyor ve kalmayı kalbul edecek gibi oluyor fakat oğlumun o üzgün gözlerini ve Babasının Karısının yanında nede olsun üvey çocuk kalması gözümün önüne gelince birden gene hayır deyip itiraz ediyordum. 

 Sonunda içimde ki öfke ve tarifsiz hisler daha yüksek bir ruhsal varlık tarafından dindirildi ve benim dönmeme izin çıktı.

 Anladığım kadar benim ölümümün daha ileri bir zamana bırakılması bunula bazı dersler ve tecrübeler elde edecek olan yakınlarımın  bu öğrenecekleri bilgiler daha sonraki bir zamana tehir edilmişti.

 Benimde dönüşümümün nasıl olacağı  orada konuşulan ve gördüğüm hangi bilgilerin ve görüntülerin hafızamdan silineceği. Benim  ölüm tarihimim değişmesiyle  benimde dünyadaki hayatmın uzayan kısmının nasıl geçeceği hangi dersleri alacağımı ve bilhasa ikinci kere nasıl ve ne zaman öleceğimi bütün bunların tekrar planlanması yapıldı.

Son hatırladığım şeyin tekrar kaza yerine dönüşüm sırasında bana söylenen “ oğlun daha büyük olunca bu kere evime ( oradaki ) dönmemin zamanı gelmiş olacağıydı.  Hemen kabul ettim sonrada bir soru kafama takıldı daha büyüyünceden kast edilen zaman neydi  birkaç sene sonramı . yoksa Oğlum delikanlı olunca mı ? veya askerlikten sonra mı ?  Acaba evlenmesini görebilecek miydim. *

İnsan galiba hiç yetinmiyor .

Neyse halen  tekrar oğlumla yaşanacak bir hayat parçam var. Onu çok dikkatli ve faydalı şekilde harcamam lazım . zira ne zaman bitiyor bilmiyorum.

Döndüğümde bana çok şanslı olduğumu yaşadığım için dendi. Büyük bir kamyon kırmızıda geçip tam benim kapımdan çarpmıştı. Emniyet kemerini bağlamış olmam ve bilhassa yan hava balonun açılması ve arabada bulunması inanılmaz bir şanstı. Herkes böyle söylüyordu.

Kazadan sonraki sene  en iyi ve mutlu şekilde yaşayabilmeye çalıştım.  Fakat olmadı zira kemik kırıkları yüzünden büyük acılar çekiyordum.  Doktorlar 6 ay sonra veya en fazla bir sene sonra acılar geçer dediler. 
Üç sene geçti acılar gene devam ediyor. En zor geçen ikinci seneydi intihar etmeyi düşünüyordum. Bütün istediğim bu acılardan kurtulmak için gittiğim yere dönmekti. Orası bende o kadar güzel hatıralar bırakmıştı ki  hayat bir angaryadan başka bir şey değildi. İyi ki bizim asıl evimiz orasıydı. Bir daha ordan ayrılmak istemem.

 Dünyaya dönüşümden geçen sadece  üç sene sonra çok pişmanım oradaki sevgi ve huzur dolu hayatı çok az kaldığım halde özlüyorum. Ve Dört gözle dönüş anımın gelmesini bekliyorum.

 

 

Kevin Williams’ın yazdığı anlatımlar  Süjeler’den  Bilim adamları ve hekimlerin kontrolü  altında alınmış ve her ileri sürülen olay gayet ciddi kurallarla doğrulanmıştır.

Amerikan Parapsikoloji ve Paranormal Enstitüsü bu kitapta geçen olayların bilimselliğini ve doğruluğunu garanti eder.

 

 

 

 

 

  Charles Fort
  Ektoplazma
     Akılı AT  Hans

 

 

 

Charles Fort ( 1874 -1932 )  Kendisini Dünyanın en büyük septik’i        (şüpheci) olarak yetiştirdi.

Her türlü fikre peşin olarak karşı bir insandı. O hiçbir şeye hakiki olduğuna inanmazdı. Maddi veya gayri maddi olsa da her şeyi ret eden bir insandı.  Bütün hayatı boyunca  acayip eşyalar ve hikâyelerin  ne olduğunun araştırmasıyla ilgilendi.

Fort  hayatının büyük bir kısmını  New York  Milli Kütüphanesinde geçirmişti. Orada  Gazete, Bilimsel Mecmualar  magazinleri okuyup incelemiş ve onlarda yazılı olan Bilimsel geçerli Kanunlara uymayan  her türlü olayla ilgili yazılmış haberleri  biriktirmiştir.  Misal olarak gökten kurbağa ve tanımlanamayan cisimlerin yağması gibi. Uçan Daireler,Hayaletler, Kendinden yanan insanlar, birden beliren yara izleri.

Pşisik özelikli olaylar gibi. Sonra da bütün bu olaylardan yaptığı seçmeleri Lanetlilerin Kitabı diye bir kitapta toplamıştır 1919 devamını ise Yeni Topraklar 1923 Lo!  1931  Vahşi Özelikler 1932 anlatmıştır. Bu Olay hikâyelerini toplarken bir raportör gibi devamlı seyahat halinde  olayların olduğu mahallere  gitmiş ve orada  bilgi toplamıştır. Bu merakı bitince bu kere de tuhaf  eşyaların koleksiyonunu yapmağa başlamıştır. Bu tuhaf hikâyelerden birisi de  yeşil bir sisin içinde kaybolan bir konuşan köpeğe aittir.

Charles Fort daha sonra New-York ve Londra da iki tane Müze kurmuştur. Bu müzelerde her biri bir olayın kahramanı olan bazısı yaşadığımız çağa ait bazıları ise çok eski asırlardan kalma Strange – normal olmayan – tuhaf  diye adlandırabileceğimiz yüzlerce eşyayı hikâyeleri de yazılı olarak yanlarında belirtilmiş şekilde bu müzelerde teşhir edilmekteydi. Bunu yanında iki adet de Mecmua yayınlamıştı. Strange  ve Anomalist  adını taşıyan bu dergilerde normal üstü – doğa üstü olaylar resim ve o zamanlar olayların hakikatine garanti olarak ta gerek İngiltere gerekse Amerika da kurulmuş gayet ciddi Bilim adamlarının üyesi olduğu  Paranormal veya parapsikoloji derneklerinden  “ authenticity – hakikilik “ belgesi denen birde yazı alıyordu. Zaten böyle bir yazısı veya tasdiki olmayan olayları ne kitabına nede müzesine nede mecmualarına kabul etmiyordu.

Fort’un çok enteresan bir karakter yapısı vardı. Kendisi her türlü  normal dışı olaya karşı alaka duyuyor fakat bunların doğruluğu hakkında ileri sürüler  teorilere karşı da vahşi bir şekilde fikir savaşı veriyor ve onların doğruluğunu kabule yanaşmıyordu.

Kendisi doğuştan bir septik yani şüpheci idi.En büyük zevki de  bilim adamlarının ileri sürdüğü teorilere  kendine göre doğru saydığı fikirlerle karşı çıkmak ve onlarla fikir münakaşası yapmakta. Babasının ölümünde  ona bıraktığı serveti hayatı boyunca bu yolda sarf etti . Hayatında bir çok arkadaşı oldu fakat bunlar arasında en samimi olduğu  Tiffany Thayer  idi. Onunla beraber  Fortean Society  isimli bir dernek kurmuşlardı. Bu derneğin gayesi Bilim adamlarının ileri sürdüğü teorilere karşı fikirlerle savaşmağı teşvik etmekti.

1937 senesinde Charles Fort öldü.  1959 senesinde Thayer vefat etti ve dernek kapandı. Bu derneğin ileri sürdüğü en büyük iddia ise Atlantik okyanusunun binlerce metre derinliğinde gizli bir  Super Sargasso Denizi bulunması ve burada yaşayan yarı insan yarı balık  yaratıklardan kurulu medeniyetin bizim dünyamızda yaşayan bazı bilge insanlarla Telepati ile görüştükleri ve yer değiştirmelerini de teleportation vasıtasıyla yaptıkları idi. Charles Fort ‘un hayatayken kurduğu Vakıf onun fikirlerini ve çıkardığı mecmua ve kitapların yayınını halen devam ettirmektedir.

 

 

EKTOPLAZMA  :

 

Ektoplazma  Medyumların  vücutlarının deliklerinden dışarı taşan ve bazı yerlerde teleplasmik adı verilen  Hayaletlerin veya  ruhsal varlıkların  maddeleşmelerinde kullandıkları yarı saydam son derece hafif ve volatil bir maddedir.   

Ektoplazmik maddeleşmede şekil tam olarak meydana gelir ve netleşir devamlılığı fazla sürmez on beş saniye ile on dakika arasındadır. Maddeleşme tam olursa herhangi bir kimse bir yakını veya dostunu tanıyabilir bu görüntünün bir insandan farkı yoktur eti kemiği olan kalbi çarpan sizinle konuşabilen onu tutabileceğiniz hareket edebilen bir canlı varlıktır. Muhtelif şekilde giyinmiş olabilir (medyumunkinden hiç alakası olmayan giysiler).

 

 

Trans altındaki suje ajitasyon halinde olduğundan el ve kolları bağlanmış bir vaziyettedir. Bu arada ağız ve burun deliklerinden  ektoplazma Dışarı doğru  çıkmakta ve yavaş yavaş  bir ruhsal varlığın şeklini veya aport neticesi beliren bir objenin şeklini alacaktır. Sağ tarafta da yineMedyumun göbek deliğinden dışarı ektoplazma yayılmaktadır.

 

 

Bu varlık medyumdan çıkan bir saydam madde olan ektoplazma dan meydana gelir müstakil hareket edebilir fakat her zaman medyuma bir ince bağla ilişkidedir. Bu doğan çocukları annelere bağlayan göbek bağına benzer. Bu Ektoplazma iz bırakabilir ve kalıbı çıkarıla bilinir. Bu meydana gelen şeylerin muhafazası da mümkündür. Bir saç parçası elbiseden bir parça vs... ancak bunlar Varlık yok olduğu zaman eriyip kaybolmaktadırlar.
Varlık içinden var olduğu medyumdan cins , boy saç rengi parmak izleri gibi şeylerde ayrılır. Celse sona erince varlık medyumun içine girer ve onun içinde eriyor gibi olur. Eğer celse sırasında varlığın üzerine bir işaret konursa mesela bir eline işaret yapılırsa bu işaret celse sonunda medyumda da görülecektir ancak aynı yerde olmayacaktır.
Varlık netleştikçe içinden çıktığı medyumun saydamlaştığını görürüz hatta celseden evvel medyum tartılırsa varlığın maddeleşmesi sonucunda medyum varlığın ağırlığı kadar kilo kaybeder yani medyumla maddeleşen varlığın kilosu toplamı medyumun celseden evvelki ağılığına eşittir, buda medyumla maddeleşen varlık arasında çok yakın bir birliktelik olduğunu göstermektedir.
Yukarıdaki detaylar Maddeleşen Varlığın hakiki bir canlıdan farkı olmadığını gösteriyor.

 

 Bir Seans esnasında Medyumun çıkardığı ektoplazma materyalleşmiş ve ortaya bir Canlı gibi hareket eden varlık çıkmış

 

Daha evvel de izah ettiğimiz gibi ölen bir yaratığın öte alemdeyken bizim yaşadığımız dünyadan farklı boyutta ve frekanstaki bir mekâna gittiği için ve maddesel bedenini bu dünyada bıraktığı onun yerine enerjiden meydana gelen bir yaratık haline geldiğinden bizlerin onu görmesi imkânsızlaşır. Buna karşı tekrar bize görünebilmek için bu evrene ait olan bir kalıba girmesi gerekmektedir eğer dünyaya gelişi beli bir süre sürecek ve burada yaşayacaksa o takdirde bir kadının rahminden doğar ( enkarne olur) ancak bu kısa süreli geçici bir geliş ise o zaman onun gelmesine vesile olan medyumu bir kanal olarak kullanır ve onun vücudundan kendisini göstermek için gerekli beden maddelerinden mamul ince ve seyyal haldeki Ektoplazma yı kullanarak maddeleşir.
Ektoplazmanın 1 cm kare sinin ağırlığı # ( 0,101 gr.) civarındadır.Kokusu olmayan hafif sarımtırak la beyaz arası bir rengiolan içinde çok miktarda Ak yuvarlar bulunan yağlı bir maddedir. % 50 si sudur.Ektoplazma salgılandığında kötü bir koku duyulur bu vücuttan çıktığı deliğin kokusudur.

    Bu arada yapılan laboratuar denemelerinde Dr. Von Schrenck Notzing bu Ektpolazmadan meydana gelen varlığı içinde barit solüsyonu bulunan bir kaba üfletmiş ve eriyiğin bulanıklaştığını görmüştür buda nefeste karbon di oksit olduğunu öyleyse görünen ruhta ciğer olduğunu göstermektedir , ayrıca kalp atışları da ve sesleri de tespit edilmiştir. Bir canlı yaratıktan farkı bulunmayan bu maddeleşen varlıkların hakikat olduklarından nasıl şüphe edile bilinir.

                             Bir Ruh Çağırma toplantısında çağırılan Ruhun ektoplazma olarak yavaş yavaş şekillenip materyalleşmesi.

 

 Halen medyumlarla yapılan celselerde dünyanın muhtelif memleketlerinde Bilhassa Amerika ve İngiltere deki seanslarda bu ruhsal varlıklar dünyadaki yaşadıkları zamanki şekilleriyle dost ve akrabalarına görünmekte onlarla konuşmakta resimleri çekilmekte ve kendilerini muhtelif laboratuar araştırmalarına tabi tutulmalarına izin vermektedirler.

    Sir William Crook (büyük İngiliz Fizik prof. Nobel Ödülü almış olan) İngiltere Kraliyet Akademisi mensubu arkadaşları ile birlikte Florence Cook 'un medyumluğu vasıtasıyla Katie King isimli bir kadın materyalize olmuş (yukarıdaki resim) ve onunla birçok celseler Yapılmıştır bu arada kadının üzerinde bir çok araştırmada bulunulmuştur. Nabzının 15 attığı Tespit edilmiş bir çok resmi çekilmiş ve maddi deneyler yapılmıştır." Ellerini tutum.Sonra ellerimi yüzünde dolaştırdım.Cildinin harareti ve organlarının mükemmeliyeti çok barizdi Kemikleri ve organları tastamam bir insan vardı karşımda." ( Bakınız sayı 5 * sayfa 1 Katie king ruhsal varlık )

 

 

AKILI AT HANS  :

Clever Hans phenomenon

İstem dışı ve bilinçsiz bir duru görü hadisesi.  Bu özelikler bir at için kullanılmıştır. 1890 larda dünyaca ünlü olan Akılı at Hans sahibinin ona sorduğu basit matematik problemlerine ayağını yere vurarak cevap vermekteydi. Sahibi William Von Osten Tarafından kendisine iki +üç kaç eder dendiğinde hiç tereddüt etmeden ve yanlış yapmadan 5 kere yere vurup ve hafif bir kişnemeyle cevap veriyordu. Atın özelliği sadece sahibinin değil fakat normal konuşan insan sesine karşı duyarlı olup basit matematik problemlerini sorulanlarını anlayıp cevap verebilmesiydi. İlk  defa sahibi onu halkın karşısına çıkardığında 1891 senesiydi.  Hans birkaç özelliği daha vardı  saati söyleyebiliyordu ve insanları isimlendirebiliyordu. Karşısına daha evvel görmüş olduğu on kişi çıkarılıyordu ve sahibi bunlardan mesela Bay  Frank hangisi diye soruyordu  ve at hemen o isimdeki insanın yanına gidip başıyla onu işaret ediyor ve hafif bir kişneme çıkarıyordu. 

1894 senesinde Ray Hymans   bir iddia ortaya attı  “ ona göre  Hans ( akılı At)  ona soru soranın beli hareket veya duruşunda ayağını yere vurmağa başlıyor ve bir diğer hareketinde veya duruşunda ayağını yere vurmayı durduruyordu . Tabiî ki bu hareketler sadece ona soru soranla onun arasında bilinen hareketlerdi ”  Yani bunun bir hile ile yapıldığını iddia etti.  Bu iddia Dünyada büyük şöhret kazanmış olan  Hans  için bir skandal başlamasına sebep olacaktı ki Sahibi  Bay William’ın mahkemeye müracaatla bir bilim adamları heyeti kurulmasını ve bunların Hans’ı istedikleri gibi  inceleyip karar vermesini talep etti.

Bunun üzerine  Berlin  ağır ceza Mahkemesi   Fransız – İngiliz ve Amerikalı bir çok bilim adamı arasından bu mevzuda söz sahibi 12 kişi  ve birde Başkan seçip bir bilirkişi heyeti urdu ve bunlardan inceleme yapmasını istedi.

Bu inceleme üç ay sürdü sonunda bilirkişi heyetinin tamamı :” Bu işte en küçük hile ve aldatma yoktur “ diye kara verdi. Bu Hansı hem aklıyor hem de Dünyadaki şöhretini kat kat artırıyordu.

Fakat daha sonra işin içinde doğrudan bir hile olmadığı ve hayvanın ( Akılı At Hans’ın ) hiçbir suçu ve dahli olmadan bir parapsikolojik  olayda kullanıldığı anlaşıldı.

At sadece soru soranın kendisine sesli olarak sorduğu sorunun yine soru soranın sessizce verdiği cevabın aktarıcısı durumundaydı. Kendisi bir bilgi kanalı olarak kullanılıyordu. Soru herkesin duyacağı şekilde yüksek sesle soruluyordu. Ancak sonra da Ata doğru gönderdiği cevap mesajı At  tarafından bir  eko gibi alınıp aynı şekilde yansıtılıyordu. Buna  bilinç altı mesaj feed back olayı denmektedir.

Misal olarak : soru soran yüksek bir sesle “ Hans  söyle bana bakalım   2  artı 3  ne kadar yapar  Hadi Hans  “  Burada mesaj bir çok  işaret taşımaktadır.

Birinci Hans  Atın dikkatini uyarmak için   sonra gelen söyle bana  bakalım 2 artı 3 ne kadar yapar.   Bu ara mesaj aslında Atı okşamak için söylenecek güzel şeylerin yerini tutar  “ Hadi güzelim benim bak sana  şeker vereceğim beni iyi dinle “ gibi mesela  son olarak   söylenen  Hadi Hans   ise dikkatin en yüksek noktaya çıkıp hareketin başlangıç anıdır .

Sonrada giden mesaj ise  bilinç altına gönderilen mesajdır  “ Hans sağ ayağını vurmağa başla “   5 kere vurunca da  “ Hans  dur “

Tabii bütün bunların beli bir devam ve atına alışmış olduğu formlar içinde yapılması gerekir.  Ve  burada iki şey çok mühimdir. Bir kere Atın belli bir zekanın üstünde olması ikincisi ise son derece dikkatli bir hayvan olması. Zira sahibinin yapacağı en küçük bir hareketi sezip anlaması ve değerlendirmesi gerekir.

Bu hareket bir kaş oynatmak tan burun çekmek kadar önemsiz gözüken fakat atın değerlendireceği bir sinyaldir. Burada atı sezgi hisleri çok kuvvetli olması gerekir.

 

                                   AKILI AT HANS   THE CLEVER HORSE HANS ve SAHİBİ William Von OSTEN

PARAPSİKOLOJİYİ İLGELENDİREN KISIM

 İse Psikologların yaptıkları çalışmalar neticesinde insanın hayvan üzerindeki  hareketleriyle olan tesiri ve bunun yanında sadece mantal düşünce neticesiyle bir nevi telepati  sayabileceğimiz  iletişimi kurabilmesi. by RobertRosenthal - Harvard University  bu mevzuda

Çok değerli bir araştırması vardır , bu araştırmada insanların gerek hayvanlar üzerinde gerekse diğer insanlar üzerinde kendileri de fark etmeden çok istedikleri bir mevzuda bilinçaltından gönderdikleri sinyallerle tesir edebilmekteler.

Oskar Pfungst adında ve Meşhur Bilim adamı Stumpf ‘un talebesi son ve kati testleri yapıp neticeyi yayınlamıştır. Bu araştırma neticesinde insanların istemiyerek ve bilinçsiz olarak  çok istedikleri bir şeyin gerçekleşmesi için bir diğer canlı üzerine ona tesir etmek için bilinç altından beyin tarafından bazı akınlar gönderdiği ve bunlar o insanın veya hayvanın tesir altında kalmasını ve bir nevi Hipnotik  transa girmesine sebep olduğu görülmüştür.

Bunu açıklanması ile Akılı Hans’a Karşı bakış açısı değişmiş ve onun akıllı olmasından ziyade sahibinin etkisinde olan fakat buna karşın son derece hassas bir hayvan olarak tanımlanmıştır.

Zaten yapılan araştırmalarda Hans bu özeliklere sahip tek hayvan  olmadığı onun gibi özelikleri olan daha başkaları da olduğu ortaya çıkmıştır. Bunlardan iki tanesi Hans gibi Dünya çapında isim yapmışlardır. Birinin adı Morocco  son derece meşhur ve zengin oldu. Bir çift zarın üzerindeki bütün rakamları sayabiliyor onları toplayıp çıkarabiliyor ve onu seyre gelen insanların isimlerinin baş harflerini bilebiliyordu.

Diğer tanınmış bir at ise Lady Wonder idi oda Hans gibi aynı şeyleri yapıyor ayrıca fal da bakabiliyordu. Yapılan incelemede onun da ideamotor  denen para psikolojik  bir  etki sayesinde bunu yaptığı ortaya çıkmıştı.

İnsanlarla hayvanlar arasındaki veya insanların kendi aralarında bir nevi fikir transferi ve istemsiz  tesir etme özeliklerinin nasıl oluştuğu hala sırrı çözülememiştir.

   

             Akılı Hans bir gösteri sırasında                     Lady  Wonder  ve sahibi             Morocco  bir gösteride hesap yaparken