Pdf

Deuterokanonik - Aporokrif kitapları.pdf
Eski Ahit'in Apokrif Kitaplar.pdf
Apokrif Kutsal kitap.pdf
Apokrif.pdf

 

Sayın okurlar Bilhassa Hıristiyan dininde ilk kuruluş yıllarında bir çok dini kitap

O zamanki ileri mevkilerdeki rahiplerin işine gelmediği için

Trent  Konsili’nden (8 Nisan 1546, IV.Oturum) beri, bu kitapların, “ikinci derecede kanonik” (deuterocanonical) ve ilham mahsulü olduğunu kabul etmektedir; ve bunların okunması yasaklanmış ve çoğu da yakılmıştır.

Yukarıda

Eski Ahit in Apokrif Kitaplar.pdf

de geniş bir şekilde izah edilmiştir aşağıda o kitaptan kısa özeti aşağıda yayınladık . Eğer bu mevzuu sizi ilgilendiriyorsa lütfen devamını  yukarıdaki PDF kitabında  tıklayıp okuyun .

 

 

Yayın Tarihi: 01.06.2018  

 

Eski Ahit’in Apokrif Kitapları*

James H. Charlesworth

Çev. Muhammet Tarakcı

Arş. Gör., U.Ü. İlahiyat Fakültesi

Özet

Bu makale Eski Ahit’in apokrif ve pseudepigrafik kitapları hakkında özet bilgiler vermektedir. Bu metinler Yahudi ve Hıristiyan Kutsal Kitaplarına dahil edilmemişler ve bu nedenle de önemlerini kaybetmişlerdir. Ancak, Eski Ahit’le yakından ilişkili olan bu metinlerin, ilk dönem Yahudi ve Hıristiyan tarihlerinin anlaşılması açısından taşıdıkları önem de yadsınamaz. Yazar apokrif kitapları üç, pseudepigrafik kitapları ise beş kategoriye ayırmaktadır.

 

Yaklaşık M.Ö. 950-165/4 yılları arasında İbrani Kutsal Metinleri (Eski Ahit) olarak derlenip kabul edilen kitaplar hakkında kesin bilgilere sahip bulunmaktayız. İbrani Kutsal Metinleri’ne yakın olan ve “Apokrifa”, “Pseudepigrafa” olarak adlandırılan yazılar mecmuası ise daha az bilinmektedir; bu kitaplar Helenistik ve Roma

dönemlerinde Yahudiler tarafından yazılmıştır. Yahudi ve Hıristiyanlar tarafından oluşturulan Eski Ahit’in otuz dokuz kitabıyla ve bazen de Hıristiyanların oluşturduğu Yeni Ahit’in yirmi yedi kitabıyla yakından ilişkisi olan bu metinler oldukça önemlidir ve bunların, Yahudi ve Hıristiyan topluluklarına gelen ilham ile yazılmış oldukları kabul edilmektedir. İlkin Yahudiler, sonra da Hıristiyanlar Kutsal Kitapların kanonik (sahih, meşru) şekillerini tespit ederken,bu yazıları Kutsal Metinlere dahil etmemişler ve böylece söz konusu yazılar etkisini ve önemini kaybetmeye başlamıştır. Sonuç olarak bu metinler, genelde kayıp orijinal nüshaların tercümeleri olan daha

sonraki yazma eserlerde korunmuştur.

 

 

 

Ölü Deniz Yazmaları’nın bulunmasından ve söz konusu dönemin düşünce farklılıklarının yeniden önem kazanmasından sonra, bilim adamları, ilk dönemYahudi (M.Ö.250 - M.S.200) ve Hıristiyan (ilk dört asır) tarihlerinin,kanonik kitapların dışında kalan ve Apokrifa ve Pseudepigrafa olarak

adlandırılan yazılar mecmuasına başvurulmadan yazılamayacağı konusunda fikir birliğine varmışlardır.

APOKRİF KİTAPLAR

Apokrif Kitaplar, belirli bir Apokrifa veya Pseudepigrafa kriterinin olmaması sebebiyle çok değişik şekillerde tanımlanmıştır.

 

“Apokrif” kelimesi, Grekçe’de “gizli” anlamına gelen geçişsiz ve çoğul bir kelimenin İngilizce’de transkripsiyon kurallarına uygun şekilde yazılması sonucu elde edilmiştir. Dördüncü yüzyılda, Apokrif terimi, artık, gizli bâtınî sırları tanımlamamakta1; genellikle kabul edilmeyen heretik kitapların genel adı olarak görülmekteydi. Jerome (342-420) ise, Apokrif terimini, heretik değil de, kanonik olmayan (extracanonical) kitapları tanımlamak için kullanmıştır. Protestanlarda bugün benzer bir tanımlamayı kabul etmektedirler. Roma Katolikleri ise, Trent Konsili’nden (8 Nisan 1546, IV.Oturum) beri, bu kitapların, “ikinci derecede kanonik” (deuterocanonical) ve ilham mahsulü olduğunu kabul etmektedir; doğu kiliselerinin çoğu da bu görüşü paylaşmaktadır. Bu kitaplar, Kitab-ı Mukaddes’in Vulgate tercümesinde yer aldıkları için, resmî Katolik kanonunda da bulunmaktadır (Apokrif kitaplar içinde yer alan onüç kitaptan biri olan II.Ezra, Vulgate’de III.Esdras olarak yer almasına rağmen,Katolik kanonunda bulunmamaktadır).

Miladi birinci yüzyıldan beri Yahudi ve Hıristiyanlar, İbrani Kutsal Metinleri’nin Apokrifası ve Pseudepigrafası olarak düzenlenen Helenistik literatür konusunda oldukça farklı görüşlere sahip olmuşlardır. Şu anda gerekli olan, her bir kitabın, farklı dinî mezheplerdeki konumunu değerlendirirken, herhangi bir değer yargısına varmadan, hangi kitapların Apokrif, hangilerinin Pseudepigrafa olduğuna dair bir liste oluşturmaktır. Apokrif kitaplar içinde yer alan yazıları, İbrani Kutsal Metinlerinin, dördüncü yüzyıldaki Grekçe nüshalarında yer alan şekliyle sınırlandırmak (zira

Yetmişler Tercümesi’ndeki nüshalar, İbranice metinlerden daha fazla doküman sağlamaktadır); ve Pseudepigrafa diye adlandırılan daha geniş bir külliyatın içinde yer alan genişletilmiş Apokrifa metinlerinin bazı dokümanlarını da Pseudepigrafa’ya dahil etmek uygun olacaktır.

Bu durumda Apokrif külliyat, on üç kitabı içerecektir2; Pseudepigrafa ise elli iki metinden oluşmaktadır. Aşağıdaki sayfalarda bu metinler genel bir tasnife tabi tutulacak ve sonra da en muhtemel kronolojik düzene göre sunulacaktır.

Uzmanlar, Apokrifa içinde yer alan on üç eserin yazılış tarihi ile ilgili olarak, M.Ö. IV. yüzyıldan M.S. I. yüzyılın sonlarına kadar geniş bir zaman dilimi vermektedir. Günümüzdeki pek çok bilim adamı, doğru bir şekilde, bu kitapların M.Ö. 300 ile Romalıların, Mabedi yaktığı tarih olan M.S. 70 yılları arasında yazıldığını düşünmektedir.

Muhtemelen Grekçe yazılan Süleyman’ın Bilgeliği ve II.Makabeler dışındaki hemen hemen bütün kitaplar, Sami dillerinden birinde kaleme alınmıştır. Apokriflerin Babil’de yazılmadığı ve ikisi dışında bütün kitapların Filistin’de yazıldığı konusunda görüş birliği vardır.

Süleyman’ın Bilgeliği ve II.Makabeler ise Mısır’da yazılmıştır.

Pseudepigrafa’nın tersine Apokrifa’da şu üç edebi türde eser yoktur. “

 

 

 

Sayın okurlarımız yine Apokrif  kitaplarla alakalı yukarıda linki bulanan

Apokrif .pdf  ve özetini aşağıda yayınladığımız metni  okuyunuz.

Eğer ilginizi çekiyorsa  devamını  yukarıdaki o kitabı okuyunuz

Sizlere bu yazımızla ve yukarı ki diğer PDF kitaplarda Dinlerin ilk devirlerindeki  kitaplardan büyük bir kısmından sonradan muhtelif konsillerde yasaklandı.

Birde halen dünyada geçerli olan muhtelif tarikatların ve inanışlarının gizli kutsal kitaplarından sizlere bilgiler verdik

 

 

KUTSAL KİTAPLAR ÜSTÜ APOKRİF KUTSAL: “BİLGİ KİTABI”

-Beyond Holy Books, The Apocryphal Holy: “The Book of Knowledge”-

Doç. Dr. Ramazan BİÇER

Sakarya Ü. İlahiyat Fakültesi

rbicer@sakarya.edu.tr

 

GİRİŞ

YENİ ÇAĞ DİNİ HAREKETLER VE UFO TARİKATLARI

 

Yeni Çağ Dini Akımlar (New Age Religious Movements), tarikatlar (sects)veya Kültler (Cults) 1960 yılların ortası ile 1970 yılların başında ortaya çıktı. Ancak daha çok Jim Jones’in liderliğindeki Guyana Jonestown’da bulunan Peoples Temple tarikatının 1978 yılında 914 üyesinin intihar etmesiyle dikkatleri üzerine çekti.

Ardından Texas Waco’da David Koresh/Wernon Howell başkanlığındaki Davidian tarikatı yanında Luc Jouret’in başkanlığını yaptığı Solar Temple ve MarshallApplewhite’in öncülüğünü çektiği Heaven’s Gate tarikatlarının

yaşadıkları da,araştırmacıların bu akımlar üzerinde yoğunlaşmasına neden oldu.

 

 

Toplu intihar, dağılan aile hayatları, bireysel psikolojilerin bozulması gibi dramatik sonuçlara yol açan ve daha çok Ufo kültü verileriyle hareket edenTarikatların yanında, Asya kökenli spritualist/dini yapılar da Yeni Çağ Dini

Akımların oluşmasında büyük pay sahibidir.

Bu karışım sonucu Yeni Çağ Dini Hareketlerin büyük kısmı, zamanla Yeni Çoğulcu Ruhçu akımlar haline dönüştü. Bu nedenle, “kült” veya “sect” olarak da anılmaya başlandı. Sect, Türkçe’ye tarikat veya mezhep olarak çevirebileceğimiz,geleneksel dini anlayışın dışında teşekkül eden, kendi inanç ve uygulama şekilleri

olan dini oluşumlar olarak adlandırılmaktadır. Cult ise, tuhaf inanç ve pratik sistemi olan dini organizasyonlara verilen ad olmuştur.

 Kültü, tarikattan (sect) ayıran en önemli özellik, karizmatik bir liderin sultası altında boyun eğmektir. Bir anlamda

totaliter bir organizasyon ve ideolojidir.

Bunların büyük kısmı Asya kökenli anlayışların Batı versiyonunu oluşturuyordu. Transcendental Meditation, Divine Light Mission, International Society for Krishna Consciousness, Rajneesh Foundation/Osho Foundation,

Nichiren Shoshu/Soka Gakkai, Vajradhatu/Shambhala gibi felsefi anlayışı olan,büyü içerikli (magic) ve lidere kayıtsız teslimiyete dayalı akımlar ortaya çıktı.

 

Öte yandan, insan potansiyelinin harekete geçirilmesi iddiasıyla hareket eden Erhard Seminar Training, Scientology, Psychosynthesis, Silva Mind-Control, Jorge Angel Livraga Rizzi’nin kurduğu New Akropolis, Türkiye’deki versiyonuyla Yeni Yüksektepe Kültür Derneği  türü akımlar da bu dini hareketlerin bir bölümünü oluşturdu.

 

Bir başka akım ise, klasik okült değerlerin yeniden canlandırılması teziyle ortaya çıktı. Gerald Brosseau Gardner’in öncülüğünü yaptığı Wicca dini, Feraferia, Church of Satan gibi hareketleri bu grupta değerlendirebiliriz.

 

Makalemizin ana temasını oluşturan Ufo tarikatların/kültlerin temel felsefesi, uzaydan aldığı ileri sürülen mesajlar ile bağlantılı hareket tarzını benimseyen grupları ortaya çıkardı. Heaven’s Gate, Aethurius Society, Raelian tarikatı bunlardan bir kısmıdır.