Pdf

Monod raslanti ve zorunluluk.pdf
David Ruelle rastlanti ve kaos.pdf

 

Video

Tanrıdan mesaj mı? var- Tesadüf - Özgür İrade - Kaos Teorisi

 

 

Yazan ve Derleyen Editör: Burhan Zihni SANUS 

 

 

 

 

Yayın Tarihi: 01.08.2018

 

 

RASLANTILAR: Günlük Küçük Mucizeler:

 

İncil Korentliler  15:44 de Aziz Pavlos derki : “İşte fiziksel bir Beden , Öyleyse bir de Ruhsal  bir beden de olması gerekir”

 

Bu cümleyi parantez içine alıp iyice düşünmeliyiz manası üzerinde . “ Fiziksel duyular vardır, öyleyse ruhsal duyularında olması gerekmektedir.” Bizim fiziksel duyularımız etrafımızı saran ruhsal boyutu algılayamamaktadır. Öyleyse bizim etrafımızda bulunan  ruhsal boyutu algılayabilmemiz için ,ruhsal boyutu sezebilecek duyulara ihtiyacımız vardır.

 

Rastlantı  işte bu duyulardan birisidir

 

 

 

Ken Anderson Rastlantı ( Coincidence )  ilminde uzman bir bilim adamıdır . Şu soruyu sormaktadır :” Rastlantı halen bilinmeyen tabiatın ruhsal bir temel kuralı mıdır ? “  Feylesof Dr. Carl Jung Rastlantıya“ synchronicity  - senkronlanış “ adını vermektedir. Bunu şöyle açıklamaktadır  Aynı manayı veya öz’ü taşıyan düşünceler veya olaylar bir birbirlerine manyetik ( mıknatıs gibi )  bir  çekim gücüyle bağlıdırlar.

 

Bizlerin hayatının büyük kısmı  sebep – neden olaylarından meydana gelmektedir. Bunu maddi bir dünyanın normal bir tepkimesi olarak kabul edilmektedir. Rastlantı olayların belli sebeplere dayanmayan neticeleriyle karşılaşılmasından meydana gelir. Bu başka bir manada teklif demektir. Size sebebi  olmadan veya siz onun olması için hiçbir  hareket yapmadığınız halde bir olayla  karşılaşırsanız bu size yapılan bir teklif demektir.” Bakın şöyle bir imkan var faydalanmak ister misiniz “gibi Bernie Siegel ( Felsefe Doktoru )ve  Huzur – Aşk ve İnanç kitabının yazarı  Rastlantı için “  Tanrı’nın varlığını anonim bir şekilde hatırlatmasıdır “ demektedir

 

Bu beklide Rastlantının gizli kalmış kanunudur . Tanrı bu şekilde bizle iletişim kurmağa çalışmaktadır. Bizim bu olayları daha ciddi bir şeklide irdelememiz gerekmektedir. Bunların ne zaman olduğunu bize maddi ve ruhsal alemler arasında nasıl bir köprü kurduklarını ve bize ne öğretmek istedikleri üzerinde iyice düşünmemiz gerekir.

 

Bir rastlantı hikayesi :

 

 

 

Tanrı Bize Bir Mesaj Gönderdi

 

Ben 5 yaşlarında iken annem ve babam ayrıldılar ve benim genç kardeşim ve ben annemle yaşamağa başladık.

 

Babam bizleri fırsat buldukça ziyaret ediyordu. O hem çok içki içer aynı zamanda sigarayı çok kullanıyordu. Bu sebepten 2001 senesinde ben 13 yaşımdayken öldü.

 

Öldüğü gün 14 Nisan Cumartesi  evin etrafında temizlik yapmakla meşguldüm. Çok iyi hatırlıyorum saat 9 civarıydı zira saate sık sık bakıyordum.  Oturma odasını temizliyordum bu arada orada oturan Annemin de terliklerini temizledim. O sırada bana güldü ve eski bir ananeyi hatırlattı. “Birisinin ayaklarını temizlersen  o insan evlenemez “  Annem de bana : “ bak benim ayaklarımı temizledin ben şimdi bir daha evlenemeyeceğim artık “ diye gülerek takıldı. Bende ona “ sen daha babamdan boşanmadın ki evlenmeği düşünüyorsun “ diye cevap verdim

 

Bunun üzerine Annem bizim ölülere tatbik ettiğimiz  Hindu dinine ait bir adetimizden söz etmeğe başladı. Anlattığına göre bazı Hindu ailelerinde Adette göre “ bir evde koca ölünce  kocanın parmağı kullanılarak karısına evlendikleri anda  sürmüş olduğu koyu kırmızı bir ben şeklindeki boyayı çıkarılır. Bu kadının artık bir Dul olduğunu göstermek için yapılır. Zira o koyu kırmızı ben evliliği temsil etmektedir. Annem bu sözlere güldü ve bunu hiçbir zaman  yapmayacağını zira bizim ailemizi daha başka bir adetti olduğunu söyledi. Bütün bu sözler ona çok tesir etti  ve saçları  dimdik oldu. Bende ona ölümden konuşmamasını söyledim.

 

Bir saat sonra ben Banyomu  temizlerken bir telefon aldık. Korkunç bir haberle beraber. Babam bir saat evvel ölmüştü. Hastane ye kaldırılırken geçirdiği bir anevrizma yüzünden. Bu bana tam bir şok olmuştu. Cenaze merasimi esnasında Babamın ailesi annemin  adetteki gibi davranmasını istediler. Fakat o ret etti. Buna karşın biz bizim ailemizin adetlerine uyduk.

 

Ben dinime inancı çok kuvvetli olan bir insanım. Ben inaıyorum Babamın tam öldüğü anda Tanrı bize bir mesaj yollamak istedi. Yoksa Annemin günün ortasında durup dururken bu adetlerden bahs etmesinin hiçbir başka bir sebebi olamaz.

 

 

 

RASTLANTI MI ?  TANRI MI ?

 

“ Her şeyden önce şunu iyi bilmek lazımdır ki  Tanrı ile hiçbir şey Rastlantı değildir “ Longfellow

 

 

 

Henry Wadsworth Longfellow (27 Şubat 1807  24 Mart1882), Amerikalı şair.Yazarlığa ilk kez Amerkan İngilizcesine tercüme ettiği Dante'nin "İlahi Komedya" adlı eseri ile başlamış ve Fireside Poets (Şöminebaşı Şairleri) adlı edebiyat akımını benimseyen şairlere katılarak bu akımın beşinci üyesi olmuştur.Maine'de doğmuştur. Longfellow'un ömründe en çok yaşadığı yer Cambridge, Massachusetts 'dur ve tuğla biçimindeki evinde,Amerikan İhtilali döneminde General Washington  ile beraber kalmış ve o zamanlar kurmay olarak görev yapmıştır.

 

Linda Evergreen   Prof. History of Religions,  Cambridge Unversity .

 

Bir arkadaşımla beraber Mucizeler hakkında tartışıyorduk. Ne kadar enteresandır ki bazı insanlar bir mucize ile karşı karşıya kaldıkları zaman bunu  sadece basit bir rastlantı olarak değerlendiriyorlar. Her ne kadar şans olarak bazı olaylar gerçekleşiyorsa da Tanrı’nın yaptığı mucizeyi de aynı adla isimlendirmek bence Tanrıya karşı yapılmış bir haksızlıktır.

 

Bütün hayatım boyunca bilhassa genç yaşta yalnız bir kadınken, bazı zamanlar içine düştüğüm ümitsiz anlarda bu durumdan kurtulmak için Tanrıya  bir mucize taratmasını dua eder ve ona sığınırdım. Bunlardan bazıları  olduğunda arkadaşlarım  bana ne kadar kısmetli bir insan olduğumu gıpta ile söylerlerdi. Halbuki ben bunun şansın bana gülmesi değil fakat sığındığım Tanrının  benim ona iyi niyetle dua ettiğimi görüp bu durumdan kurtarmak için uzattığı yardım eli olduğundan emindim. Buna bütün hayatım boyunca hiçbir tereddüt geçirmeden hep aynı şeklide inandım.

 

Tabi Tanrı tarafından bunların gerçekleştirildiğine dair hiçbir delilim yok ispat da edemem, Tanrı yardım ettiği insanlara bunu onların kalbinde hissettirir  yoksa  ışıldayan bir reklam panosunda “ bunu ben yaptım sana “ diyip altına TANRIN  diyerek değil.

 

İnsan tarihini incelediğiniz zaman bazı öyle kritik anlar olmuştur ki İnsan neslinin tükenmesi ve yok olması bile birkaç kere son anda hiçbir zaman oluş şekli ve sebebi açıklanamayan bazı olayların arka arkaya  oluşması ile kurtulmuştur. Bunlardan bir tanesi Hz. İbrahimin karısının çocuğu olmayışı ve bu yüzden neslinin tükenmesi durumuyla karşılaşması. Ancak burada da Tanrı son anda  elini uzatmış ve karısı Sarah’a  yakında bir çocuğu olacağını müjdelemiş ve bunun erkek olacağını bildirmiş. Ancak artık yaşlanmış olan Sarah buna inanmamış İbrahime söylemiş oda nasıl olur diyip şaşmış. Ancak  Tam İbrahim  ölmeden birkaç zaman evvel Sarah hamile kalıp bir erkek çocuk doğurmuş.

 

Bu ve buna benzer bir çok olay insanlık tarihinde olmuş ve halen olmaktadır. Fakat insanlar böyle olaylara genelde şans – rastlantı- talih gibi adlarla değerlendirmektedir.

 

Sizde kendi hayatınızı gözden geçirin bir an olmuştur hayatınızda şu veya bu sebeple  moralinizin bozuk olduğu ümitsiz bir durumda ve tabir caizse  sıfırı tüketmiş denen bir halde olduğunuz, fakat birden bir de bakarsınız arka arkaya oluşan olaylar silsilesi ile bütün dertleriniz yol olur ve tekrar hayata dört elle sarılırsınız, böyle zamanlarda bunu görenler  “ ama da şanslı adammış “ derler fakat siz ise “ Tanrım sana bin şükür “dersiniz zira sizin içinizde bir his bu yardımın Tanrı tarafından yapıldığıdır.

 

Artık modern dünyada Medya sayesinde çok geniş bir bilgi ve haber ulaşma imkanına  sahibiz. Arada bir gazetede veya TV de sefalet içinde bir ailenin görüntüsü veya çok hasta olan bir eşin veya çocuğun   kötü durumu belirtilir. Bir mucize olmazsa ölecek olan insanlar , birde bakarsınız iki gün sonra kısmetleri – şansları talihleri nasıl adlandırırsanız adlandırın değişir  ya bir kurum ya devlet veya zengin birisi müdahale etmiştir. Ve ihtiyaç sahibi bütün gerekli hatta kendisinin tahayyül ettiğinden çok daha fazlası ile taltif edilmiştir.  Bu sadece talih midir ?  bir gazetecinin veya tv muhabirinin gözüne takılıp  onunla ilgili bir haber yapması .  Neden o  senelerden beri aynı yerde fakat sefalet içinde yine binlerce kişinin gözü önünde yaşarken ne olmuştu da şu veya bu sebeple dualarında hayal bile edemediğini fazlasına kavuşmuştur. Bu rastlantı – talih – şans mıdır.

 

Hayır bu bence bir şans veya talih meselesi değildir. Bu Tanrının  ona yardım elini uzatmasıdır. Peki o zaman başka bir soru ortaya çıkmaktadır.

 

Tanrı neden ona birden bire yardım etme ihtiyacını duyuyor. Bu hareketi tetikleyen nedir. Neden 20 sene adam ve ailesi sefalet içinde iken  veya neden bir insan tedavi görme imkanı olmadığından ölmek üzere iken birden  maddi imkana kavuşuyor veya tedavi görme imkanı doğup iyileşiyor.

 

Madem ki bunu Tanrının eli ve yardımı olarak tanımlıyoruz öyleyse  onun  seçilmesine sebep olan nedir. Yaptığı bir hareket mi , yoksa bir sıra mı var veya …………. İşte bu sır hala çözülemedi.

 

Bir tarafta bakıyorsunuz  çok iyi bir insan ve ailesi bin bir zorluk ve sefalet içinde bir hayat sürüyor ve öylede ölüyor. Bir diğer Tarafta hayatta pek dürüst olmayan Tanrıya karşı yakın olmayan yine sefalet içinde yaşayan ama bir çok kötülük yapan insan birden bire zenginliğe refaha ve sıhhate kavuşuyor.

 

 

 

İşte bunu bende bilmiyorum….

 

Ama yinede ben bu  rastlantı dediğimiz  olayların Tanrının eli olduğuna inanıyorum

 

Linda Evergreen

 

 

 

Şaşırtıcı Rastlantılar

 

 

 

Dünya insanı şaşırtan rastlantılarla doludur.  Bunlardan bazılarını aşağıda sizlere nakledeceğiz .

 

71 yaşındaki Fin’li ikiz kardeşler  kardeşler  iki  saat ara ile aynı yolda aynı bisiklet  kazasında öldüler .

 

Polis bildirisinde  “ Bu sadece tarihi bir rastlantıdır. Bahsi geçen yol az trafiği olan  yerdir ve  sık kaza olmamaktadır. Kazada ölenlerin ikiz olduklarını duyduğumuzda hepimiz çok şaşırdık. Üstelikte aynı bisiklet tarafından. İnsanın sanki  yüksekte bulunan birisinin bu meselede bir diyeceği olmalı diye düşünesi geliyor . ( burada bir yüksekte bulunandan kasıt Tanrı ‘dır .)

 

 Aynı bisiklet , ikizler aynı yer iki saat  arayla. Bu şaşılacak olay Reuter haber ajansı tarafından bütün dünyaya dağıtılmış bir haberdir. 2002 Mart ayı başında.

 

Böyle rastlantılar için  Prof. Elizabeth Kubler – Rose  şöyle demektedir kitabında “ bir hata yok ,rastlantı diye bir şey de yok, her olay bize bir ders almamız için oluşur “

 

Benzer bir olay daha  bu sefer ikiz değil fakat iki kardeşin başından geçiyor.  1975 de  Bir mobilette binmiş adama bir taksi çarpıp ölümüne sebep oluyor  Bermuda şehrinde . Bir sene sonra  bu adamın kardeşi de aynı yerde aynı şeklide ki bir kazada ölüyor. İşin ilginci  O adam kardeşinin ölümü anıda bindiği mobilette binmekteydi. İşin daha da ilginç tarafı aynı şöförün kullandığı aynı  taksi arabası tarafından taksinin içinde de  eski kaza esnasında taksinin içinde bulunan aynı müşteri bulunmaktaydı. (Phenomena: A Book of Wonders, JohnMichell and Robert J. M. Rickard)

 

Joseph Aigner  Avusturya ‘da 19 asırda çok tanınmış bir portre ressamıydı buna karşın hayatı boyunca hiç mutlu olamamış ve bu yüzden birkaç kere intihara teşebbüs etmiş bir insandı. İlk teşebüsü 18 yaşındayken kendisini asmaya kalkmasıyla başlamıştı. Fakat tam intiharı gerçekleştirmek üzereyken sırtında cübbesi ve başında kapüşonu olan esrarengiz  bir rahibin görünmesi ile yarım kalmıştı. 22 yaşında tekrar kendini asmaya  teşebbüste bulundu fakat yine aynı rahibin müdahalesiyle  yarım kaldı. 68 yaşında iken bu kere de intiharını bir tabancayla başına ateş ederek gerçekleştirdi. Ressamın cenazesi yine o kapüşonlu fakat nereden geldiği belli olmayan fakat isminin sonradan  ressamın ki gibi Joseph Aigner olduğu  rahip tarafından kaldırıldı ve duası okundu.  Daha sonra yapılan araştırmada Ressam Joseph Aigner’in o rahibi hiç tanımadığı ve rahibinde cenazeden sonra yine ortadan kaybolduğu ve bir daha görülmediği tespit edildi (Ripley's Giant Book of Believe It or Not!)

 

1858 de Robert Fallon  ateş edilerek öldürüldü. Onu öldürenler beraber poker oynadıkları arkadaşlarıydı ve intikam için yapmışlardı. Onların iddialarına göre  Fallon hile yaparak onların 600 doları kazanmıştı. Poker oynamak için dördüncü olan Fallon’un ölümü üzerine onun boş iskemlesine bir oyuncu bulup kaybettikleri 600doları kazanmak için 4 oyuncu aramağa başladılar. Ve bir oyuncu buldular. Tam oyuna başlayacakları zaman  Fallon’un ölümünü duyan polis araştırma yapmak için geldi. Bu arada yeni oyuncu 600 dolarlık parasını kazanarak 2200 dolara yükseltmişti. Polis  o oyuncuya  sermayesi olan 600 doları vermesi gerektiği zira o para Fallon’un  mirasçılara verilmesi gerektiğini söylemişlerdir. Bunu duyan yeni oyuncu büyük bir şaşkınlık ve üzüntü içinde kendisinin 11 senedir ülke dışında olduğunu daha  birkaç saat evvel geldiğini ve bu şahısların israrı üzerine oyuna oturduğunu ve kendisinin  Robert Fallon’un büyük oğlu  Anthony Fallon olduğunu bildirdi (Ripley's Giant Book of Believe It or Not!)

 

 

 

1920 senesinde  üç İngiliz  birbirlerinde ayrı olarak Peru ‘da trenle seyahat  ediyorlardı. Trende karşılaştılar ve birbirlerine kendilerini takdim etmeye başladılar . Birbirlerini takdimleri son derece şaşırtıcı bir şey ortaya çıkardı. Adamlardan bir tanesinin küçük adı  Bingham   ikinci adamın soy adı Powell di üçüncü adamın ise  ismi  Bingham Powell di . Üçü de birbirlerini tanımıyorlar ve hiçbir akrabalıkları da yoktu. Ayrıca bütün trende on üç adamdan başka hiç yolcu bulunmamaktaydı.

 

Tren bir saat sonra dağa tırmanırken  bu adamların bulunduğu  en arkadaki wagon bağlantısı kopup uçurumdan aşağı yuvarlanmış ve üç İngiliz ölmüştü.

 

Bu olayı İngilizler birbirleriyle tanışırken aynı vagonda olup biletlerini kontrol eden kondüktör anlatmıştır. Kazada başka yaralanan veya ölen olmamıştır. (La prada gazetesi   1920  nisan 11  Peru)

 

sayfamıza size  sizi şaşırtacak bir çok vaka anlatarak devam edeceğiz

 size bir kitap tanıtarak başlayacağız.

 

 

 

Kitabın Adı : Rastlantı ve Kaos

 

 

Kitabın Yazarı : David RUELLE

 

 

Yayınevi ve Adresi : Tübitak Yayınları,İSTANBUL

 

Basım Yılı : 1999

 

KİTABIN ÖZETİ:

 

 

Yazar kitabında ana tema olarak; rastlantı, başlangıç durumuna hassas bağlılık ve Kaos, teorileri üzerinde durmakla birlikte; matematik ve fizik, olasılıklar, piyangolar ve yıldız falları, klasik determinizm, oyunlar, türbülans ve modlar, türbülans ve garip çekerler, ekonomi, tarihsel evrimler, kuanta ve kavramsal çerçeve, entropi, geri dönülmezlik, denge, istatiksel mekanik, bilgi, algoritmik karmaşıklık, karmaşıklık ve Gödel teoremi, cinsiyetin gerçek anlamı, zeka, gibi temel bilimsel kavramları ve güncel sayılabilecek konuları aynı potada ele alarak ve ilişkilendirerek işlemektedir.

 

 

Kitapta incelenen her bir konu, dayandığı varsayımlar, kendisinden önce ortaya atılmış teoriler, bilimsel yaklaşımlar ve yapılan eleştirileri de içine alacak şekilde çerçevelendirilerek ve temel dayanaklarıyla birlikte sunulmuştur.

 

 

Kitapta ileri sürülen görüş ve ele alınan bilimsel yaklaşımlardan bazılarını aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür:

 

 

"Doğayı anlayabilme yolunda, rastlantı ve olasılıkların oynadığı rolü bilmek önemlidir. Bu ise determinizmi yadsımayı gerektirmez. Bilmemiz gereken ilk şey rastlantı ve determinizm arasında mantıksal açıdan bir çelişki bulunmadığıdır. Sistemin başlangıç durumunda belli ölçüde olasılık payı bulunabilir. Eğer durum böyle ise sistem herhangi diğer bir zamanda da rastlantısallık öğesini içerecek ve bu da yeni bir olasılık payının ortaya çıkışını hazırlayacaktır. Bu yeni olasılık payı da mekanik yasalarının uygulanması ile determinist yoldan saptanabilir.

 

 

Bu gün bizim kaos olarak adlandırdığımız şey, başlangıç durumuna hassas bağlılığı bulunan bir zamansal evrimdir. Böylelikle bir garip çeker üzerindeki hareketin kaotik olduğunu söyleyebiliriz. Gözlemlenen düzensiz salınımlar gürültülü olduğu zaman "determinist gürültü" den söz edilir, ama aslında bunları yapan mekanizmanın kendisi deterministtir. Örneğin ağdalı akışkanlar enerji yitiren sistemlerdir. Enerji yitiren dinamik sistemlerde garip çekerler ve kaos (ya da determinist gürültü) bulunması beklenebilecek bir gelişmedir.

 

 

Sonuçta kaos moda bir yaklaşımla popüler hale gelerek uluslar arası seminer ve bilimsel toplantıların konusu olmayı başarmış ve "Lineer Olmayan Bilim" olarak adlandırılma ayrıcalığına kavuşmuştur

 

.

Başlangıç durumuna hassas bağlılık ve kaos konularının açıklanmasında Newton'un ortaya koymuş olduğu klasik mekanik teorileri yeterli olmaktadır. Oysa atomlar gibi evrendeki küçük sistemleri açıklama ve hareketlerini inceleme noktasında yetersiz kalmaktadır. Bu noktada; Planck, Einstein, Bohr, Heisenberg ve diğer bazı bilim adamlarının çalışmaları sonucu ortaya konulmuş olan " Kuantum mekaniği " devreye girmektedir.

 

 

Kuantum mekaniğinin evrene ilişkin tanımlamasında rastlantıya önemli bir yer ayrılmıştır. Bu mekanik yaklaşım, genlikler, ya da ( olasılık genlikleri ) denilen bazı temel nesneleri içerir Bunlar daha yaygın olan gerçek sayıların yerine kullanılan karmal ( kompleks ) sayılardır. Kuantum teorisinin matematiksel bölümü genliklerin zaman içindeki evrimini ve teknik açıdan lineer operatörler olarak da tanımlanabilecek gözlenir denilen nesneleri anlatır."

 

 

Tırnak içinde verilen tanımlar , kavramsal bir yapı ortaya koymasına rağmen, hayatın içindeki ve bilim dünyasındaki renkli yansımalarını görmek ve zevkle izlemek ancak kitabın diğer sayfalarını da okumakla mümkün olacaktır.

 

Mevcut bilgilerini tazelemek isteyen, bilgilere daha farklı yaklaşımlarla tanışmak isteyen, teorilerin hayata geçirilmesi noktasında bilimin geçirdiği evreleri ve bilim adamlarının yaşadığı zorlukları bir nebze de olsa anlama gayretinde olan okuyucular için yararlı olacağı düşünülen bir eserdir.

 

 

Ele alınan konuların, güncel, hemen herkesin tanık olabileceği örnekler ve herkesin anlamasına yardımcı olacak anlatım kalıplarında incelenmesi, kitaba artı değer katan unsur olmuştur.

 

 

Kitap matematik ve fizik bilimine ilgi duyan okuyucular kadar, fazla ilgi duymayan okuyucuların da içinde yaşadığımız dünyayı, karmaşasını, bu karmaşa içinde rastlantıların ne denli önemli olduğunu ve tüm bu karmaşanın kendi içinde çelişkili gibi görünen ideal düzenini anlama noktasında, zevkle yararlanabilecekleri bir kaynak niteliğindedir.

 

 

 

 

 

OLASILIK

Bir kurala dayanmadan hiç bir şey gerçekleşmez.Bir parayı attığınızda yazı-tura gelme olasılığı, paranın ilk konumuna, sizin parayı atış hızına, paranın ağırlığına ve dolayısıyla dönüş adetine bağlıdır. Şartlar ayni olduğu müddetçe de hep ayni yüz gelir. Yani gerekli durumlar gerçekleştiğinde olasılık ortadan kalkıyor değil mi?

 

Bu basit örnekten yola çıkarsak daha kompleks olasılıklar için de eğer mümkün olsa ayni şartlar gerçekleşse yine rastlantı (olasılık) ortadan kalkar.

 

Rastlantı diye bir şey yoktur. Ona Tanrısal içerik katmak, açıklanamayan öğeleri Tanrıya bağlama geleneğimizden geliyor.

 

Mesela benim burada yazmam kesinlikle rastlantı değildir. Benzer şartların kesişim kümesinde onunla karşılıklı yazışıyoruz iste. Başka bir açıklaması var mi rastlantının?

 

yaratılısı açıklayan teorilerden biri canlıların şifresini taşıyan hücredeki DNA, RNA sarmallarının rastlantısal olarak dizilmesi üzerine kurulur.Eğer rastlantıyı var sayarsak arkasında doğadan farklı bir güç aramak gerekir.Bilimsel olarak rastlantı diye bir şey yoktur. biz buna olasılık deriz ve bunun hesabini yaparız

 

.

mesela bir data hattında yanlış bit gönderilme sizin deyiminizle rastlantı iken biz buna olasılık deriz ve bunun olma ihtimalini hesaplarız.

 

Aslında rastlantı ile olasılık kelimeleri de farklı. daha önce dediğim gibi olasılığın gerçekleşmesi durumu tesadüf yada rastlantı olarak adlandırılabilir.

 

Özetliyorum:

 

1rastlanti olasılığın bir sonucudur.

2. olasılık kontrol altında olmadığı düşünülen olması muhtemel durumdur.

3. tesadüf ve rastlantı es kelimelerdir.

4. olasılık hesaplanabilir.

5. benzer şartlar yaratıldığında olasılık (dolayısıyla rastlantı) ortadan kalkar.

6. şartları belirleyen gücün niteliği olasılıkları en aza indirmekle ters orantılıdır.

7. olasılığı hesaplayan gözlemcinin olasılık miktarını azaltması (dolayısıyla rastlantıyı ortadan kaldırması) istatistik hesaplara

 

    ve şartların analizdeki doğruluğa bağlıdır.

8. sonuç olarak mutlak bilgi olasılığı ve rastlantıyı ortadan kaldırır. bu da onların olmadığına delalet eder.

 

Bu yazının alındığı site : Kendilerine hoş görüleri için  teşekkür ederiz.

 

Kaptanın seyir Defteri  Denizin yazıları  http://deniz.sifirforum.com/category/felsefe/

 

 

 

 

 

  Ölen Annemin Eşyaları :

 

 The Newyorker Times  gazetesi  5.6.1985

 

 

 

Annem öldüğü zaman  onun samimi arkadaşı Mrs.  Dolores Smith eşyalarını bir yardım derneğine bağışlanmak için götürdü. Bu eşyalar arasında annemin Çantaları da vardı. Bizim bilmediğimiz  bu çantalarının birinin içinde cüzdanı olduğu ve bu cüzdanında da Banka Kredi kartlarının bulunduğuydu.

 

Bu yardım derneğinde çalışan  Mrs. E.M. Woodhouse  bu eşyaları kontrol ederken bu cüzdanı ve içindeki kredi kartlarını bulmuş ve onları ait oldukları Bankaya götürmüştü.Bankada Mrs. Woodhouse’  bu hareketinden dolayı tebrik etmişti .  Bize de  telefonla olanları bildirmişlerdi.

 

Annemin ismini mi soruyorsunuz.  Mrs. E.M. Woodhouse.

 

Bu olaya ne isim vermek gerektiğini çok merak ediyorum. Sadece Şans  veya rastlantı mı demek gerek.

 

Bu arada benim de ismimi merak ediyorsunuzdur ben Annemle aynı ada sahibim:  Mrs.E.M.Woodhouse

 

 

 

MarkTwin  Meşhur yazar  1985 senesinde Halley Kuyruklu Yıldızının görüldüğü gün doğmuştu, ve 1910 senesinde Halley kuyruklu yıldızının tekrar dünya etrafında ki geçişinde öldü.  Kendisi bir sene evvel 1909 da şöyle demişti  :                “önümüzdeki sene Halley kuyruklu yıldızı yine dünyamızın yanından geçecek ben onun bir evvelki geçişinde doğdum bu geçişide ölümüm olacak  “ diye

 

 

 

Oregon vilayetinin  Kolombiyali  gazetesinde 28 Haziran 2000 tarihindeki   Pick 4 isimli piyangonun kazanacak  numarası önceden yayınlanmıştı. Aslında gazete  bu piyangonun  bir evvelki çekilişinde kazanan numarayı yayınlamak istemiş fakat yanlışlıkla  6 - 8 - 5 - 5  diye baskıya giren numara bir daha ki sefer çekilecek olan Oregon Vilayeti Resmi piyangosunun kazanacak numarasıydı.

 

1979 senesinde  Alman  “ Das Besteren “ dergisi  bir yazışma yarışması düzenledi . Bu yarışmada mevzuu  hakikaten olmuş bir  olağan üstü  olayın anlatılması idi.  Yarışmayı kazanan Münihten

 

Walker  Kellner di. Hikayesi ise şöyleydi :

 

Geçmişte  Sardunya adasıyla Sicilya arasında uçağı  Cessna 421 ile uçarken , uçağı denizin üzerinde arızalanmıştı. Denize inmiş ve küçük bir ilk yardım botunda bir müddet denizin üzerinde yardım  beklemişti ve daha sonrada kurtarılmıştı.

 

Bu hikayeye  Avusturya da yaşayan  Walter Kellner adlı bir şahıs itiraz etmiş ve bu olayın Alman Walter Kellner tarafından uydurulduğunu zira  Cessna 421 ile kendisinin aynı deniz üzerinde uçtuğunu ve uçağının arızalandığını ve bu sebeple Sardunya adasına mecburi iniş yaptığını ifade etmiştir.

 

Bunun üzerine dergi bir araştırma açmış ve her iki hikayenin tıp a tıp bir sene ara ama senenin aynı ayında oluştuğunu tek farkın  Alman Kellner’in denize mecburi iniş yaptığını ve az bir zaman sonra kurtarıldığını  Avusturyalı Kellner’ in ise Sardunya adasına mecburi iniş yaptığıdır.