Pdf

Meterolojik Afetler.pdf
Küresel ısınma.pdf
BM felaket raporu - (Yrd. Doç. Dr. Murat GÜL).pdf
İklim Felaketleri.pdf

 

Video

Dünyadaki buzullar eriyor!

 

 

Yayın Tarihi: 01.10.2018

 

Bu sayfamızda halen Dünyamızın en büyük problemi olan :  Kuraklık – Sera etkisi – Isınma – gibi Gezegenimizin yaşanabilirliğini etkileyen olayları sizlere nakledeceğiz.

 

İklim Uzmanları Uyardı! İşte Yakın Gelecekte Türkiye'yi Bekleyen 4 Felaket Senaryosu

Fırtına, hortum ve doluyla geçen yaz sonrası uzmanlar uyardı. İklim değişikliğiyle mücadele edilmezse durumun felaket bir hal alacağını söyleyen uzmanlar, Türkiye'yi bekleyen dört senaryoyu sıraladı.

Fırtınaları, hortumları, kaporta göçerten dolu yağışları ile alışık olmadığımız bir yaz mevsimi geride kaldı. Ancak iklim uzmanlarına göre küresel iklim değişikliğiyle mücadele edilmezse bu sıradışı iklim olayları Türkiye için yakın gelecekte sıradan hale gelmeye başlayacak, hatta durum daha 'felaket' bir hal alacak. İşte dört uzmanın gözünden, yakın gelecekte Türkiye'yi bekleyen dört senaryo...

 

BİRİNCİ SENARYO: 10 YILDA 3 MİLYON KİŞİ ETKİLENECEK

 

Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikaları Merkezi İklim Çalışmaları Koordinatörü Ümit Şahin, Türkiye'nin gelecekteki iklim profilini şöyle yorumladı: "İstanbul'un bu yıl birkaç kez yaşadığı ve etkisinde, risk grubundaki hastaların hayatını kaybettiği sıcak hava dalgalarının sıklığı ve şiddeti artacak. Dünya geneline baktığımızda, 1.5 derecelik sıcaklık artışı ile Türkiye birçok ülkeye nazaran daha hızlı ısınıyor. Sıcaklık artışı nedeniyle kuraklık baş gösterecek ve orman yangınlarının sayısı artacak. Aynı zamanda yağışlar azalacak vezaten su olmayan ülkemizde su sıkıntısı yaşanacak. Artan sıcaklıklar ve su azlığının etkisinde, ülkede gıda üretimi azalacak. Gelecekte ise deniz seviyesinin yükselmesini bekliyoruz. Yükselmeden, 10 yılda Çukurova ve Gediz Deltası gibi alçak ovalar ile İstanbul'un 8, İzmir'in ise 11'inci sırada yer aldığı 20 deniz

kentinde 3 milyon kişinin etkilenmesi bekleniyor. Bu nedenle zaman içerisinde deniz doldurma yöntemiyle yaratılan yaşam alanları zarar görecek. Gelecekte sıklığı şiddetle artan Türkiye'nin alışık olmadığı sel, dolu, fırtına gibi iklim felaketleri ile karşı karşıya kalacağız. Türkiye'deki dağ buzulları ise bitmiş durumda. Kış sporu merkezleri de kar alamadıkları için yüksek rakımlara çıkıyorlar. Artan sıcaklar kış turizmini etkilerken, yaz aylarındaki aşırı sıcaklar da yaz turizmini etkileyecek."

 

İKİNCİ SENARYO: ŞİDDETLİ YAĞIŞ MİKTARI YÜZDE 60 ARTACAK

 

İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü'nden Prof. Dr. Ömer Lütfi Şen, atmosfere hızla karbondioksit salımına devam edersek sıcaklıkların da artmaya devam edeceğini söylüyor. Şen, yakın gelecekte sıcaklıkların her yerde ama özellikle Doğu bölgelerinde artacağı görüşünde: "Atmosferi şimdiki oranlarda kirletmeye devam edersek içinde bulunduğumuz yüzyılın sonlarına doğru İstanbul'daki şiddetli yağış olaylarının yağış miktarlarında %60'a kadar yükselme olabileceği tahmin edilmekte. Geçtiğimiz temmuz ayında 9 gün arayla İstanbul'u etkileyen iki şiddetli yağış olayının (18 ve 27 Temmuz) yağış miktarlarında %60'lık bir artışın ne kadar ciddi durumlar oluşturacağı üzerinde düşünülmesi gereken bir konu.

 Projeksiyonlar Türkiye'de sıcaklıkların her yerde artacağını, ancak kıyılardan iç kesimlere ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya doğru gidildikçe ısınmanın daha büyük olacağına işaret etmekte. Yaz mevsimindeki ısınma kış mevsimindeki ısınmanın yaklaşık bir buçuk katı olacak. Yağış, dolayısıyla su kaynakları, Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri havzalarında azalacak. Doğu Karadeniz bölgesinde ise bir miktar artabilir. İstanbul ve civarı için yağıştaki azalma nispeten küçük kalacak."

 

ÜÇÜNCÜ SENARYO: OLAĞANÜSTÜ OLAYLAR OLAĞAN HALE GELECEK

 

'Kömür ve İklim Değişikliği 2017 Raporu' yazarı, Enerji ve İklim Uzmanı Önder Algedik Türkiye'nin iklim değişikliği tablosunun konuşulandan daha 'korkunç' olduğunu söyledi. Algedik, Türkiye'nin şu anda eskiden yapılan korkutucu senaryoları yaşadığını anlatıyor: "Önceden iklim değişikliği felaketlerinin uyarılarını gelecek kuşaklar için yapıyorduk ama artık bunları bu kuşak yaşıyor. Benzetme yapacak olursak şu anki koşullarda duvara 120 kilometre hızla toslamak üzereyiz. Ya emniyet kemerimizi takacağız ya da çarpacağız. Şoför olan devlet frene basar ise şansımız çok daha fazla artacak. Bundan sonra olağanüstü iklim olayları olağan hale gelecek. Örneğin, kış aylarında hortum yaşamaya başladık ve artan sıklıklarla yaşamaya da devam edeceğiz. Hortumlar bizim için olağanlaşacak."

 

DÖRDÜNCÜ SENARYO: 50 SENE SONRA KIYILARDAKİ EVLER KULLANILAMAYACAK

 

Meteoroloji Mühendisi Mikdat Kadıoğlu, son dönemde sıkça söylenenin aksine tropikal bir iklime değil daha kurak bir iklime sahip olmayacağımızı ifade etti. Kadıoğlu yakın gelecekte bizi bekleyen değişiklikleri şöyle anlattı: "İklimimiz tropikal değil, Suriye, Lübnan ve Irak'ta olduğu gibi Güney iklimi olacak. Kısaca, gelecekte sıcak, kuru ve yağmursuz iklime sahip olacağız. Bu sene şahit olduğumuz hortumlar ve tayfunlar ise bizim için yeni bir olay değil ve gelecekte artarak olmaya devam edecekler. Bence, gelecekte aşırı hava olaylarının sıklığı artacağı için, bütün doğal afetler zorunlu sigorta kapsamına girecektir. Gelecekte Türkiye'de bir anda başlayan şiddetli yağmurlar olacak. Bu sebeple arazi kullanımı daha önemli hale gelecek. Yağışların şiddeti artarken sıklıkları düşecek, bu yüzden de mevcut suyu çok iyi yakalayabilmek ve depolayabilmek gerekecek.

Bundan yaklaşık 50 sene sonra kıyılardaki evler ve yollar aşırı, şiddetli yağışlardan kullanılmayacak hale gelecek."(Kaynak: Hürriyet)

 

İklim uzmanlarından küresel felaket uyarısı

DÜNYA

İklim uzmanlarından küresel felaket uyarısıYapılan bir araştırma, iklimde hedeflenen 2 derecelik azami artış hedefi tutturulsa bile sera tehlikesinin sürebileceğini ortaya koyuyor. Uzmanlar domino etkisiyle küresel felaket yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.

 

 

 

İklim konusunda çalışmalar yapan dört kurumun ortak bir araştırması sonucu yayınlanan rapora göre, küresel ısınma konusunda hedeflenen azami sıcaklık artışı sağlansa bile, Dünya yine de sıcaklıkların 4 ya da 5 santigrat derece artabileceği bir sera etkisi ile karşılaşabilir.

 

Stockholm Dayanıklılık Merkezi, Kopenhag Üniversitesi, Avustralya Ulusal Üniversitesi ve Potsdam İklim Etkisi Araştırmaları Enstitüsü'nden bilim insanlarının araştırması, küresel ısınmanın Sanayi Devrimi öncesi değerlerinden sadece 2 santigrat derece yukarıda sabitlenmesinin yetersiz kalabileceğini ortaya koydu.

 

Buna göre sıcaklık artışının 2 santigrat derecede sabitlenmesi bile küresel çapta başka süreçleri tetikleyebilir ve bir sürecin diğerine yol açması sonucunda domino etkisi gibi küresel bir felaket yaşanabilir.

 

Bu süreçler arasında kutup kuşaklarındaki permafrost, yani donmuş toprakların çözülmesi, okyanus tabanındaki metan hidratların yok olması, kara ve okyanuslardaki karbon tutucu rezervuarların zayıflaması ve kutuplardaki buzulların erimesi gibi eşikler bulunuyor.

 

Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) isimli bilimsel akademik dergide yayınlanan raporun yazarlarından Johan Rockström, "Bu eşik noktaları bir çeşit domino etkisi yaratabilir. Birisi devrildiği zaman Dünya'yı bir diğerinin devrilmesine sürükleyebilir" şeklinde konuştu.

 

Bilim insanı, "Tüm domino taşlarının devrilmesini durdurmak çok zor ya da imkânsız hale gelebilir.ifadesini kullandı ve sera etkisi ile birlikte Dünya gibi yerlerin yaşanamaz hale gelebileceğini belirtti.

 

 

 

 

 

 

 

Fotoğrafta görülen Grönland'daki Petermann Buzulu gibi birçok buzul son yıllarda eriyerek okyanus sularına karıştı

 

Küresel sıcaklık 1 derece arttı bile

 

Yapılan araştırmalara göre Dünya'nın ortalama sıcaklığı Sanayi Devrimi öncesine göre hâlihazırda 1 santigrat derece artmış durumda ve küresel ortalama sıcaklık her 10 yılda 0,17 santigrat derece artmaya devam ediyor.

                                                                                    

2015 yılında Birleşmiş Milletler'e üye 196 ülkenin imzasıyla onaylanan Paris İklim Anlaşması uyarınca sera gazı salınımlarının azaltılması ve küresel sıcaklık artışının Sanayi Devrimi öncesi döneme göre azami 2 santigrat derecelik bir artışla sabitlenmesi hedefleniyor.

 

Bu yaz özellikle Avrupa olmak üzere tüm Kuzey Yarımküre'de yaşanan aşırı sıcaklarla birlikte yayınlanan rapor, küresel sıcaklıktaki 4 ya da 5 santigrat derecelik bir artışın, eriyecek buzullarla birlikte okyanus ve deniz seviyelerinde 10 ila 60 metrelik bir yükselmeye neden olacağını ortaya koydu.

 

Yine rapora göre 3 santigrat derecelik bir artış Amazon Ormanları'nın yüzde 40'ının yok olmasına neden olabilir. Bilim insanları, böylesine bir yok oluşun havaya milyonlarca ton karbon salınımına ve uyarıda bulundukları süreçlerin tetiklenmesini beraberinde getirebileceğine dikkat çekti.

 

Raporun diğer bir yazarı Potsdam İklim Etkisi Araştırmaları Enstitüsü'nden Hans Joachim

Schellnhuber, katlanarak etkisi artan böyle bir sürecin Dünya'da yaşamı farklı bir tarza zorlayabileceğini kaydederken, sıcaklığı 4-5 santigrat derece artmış bir Dünya'nın "taşıma kapasitesinin" bir milyar kişiye kadar düşebileceği uyarısında bulundu.