Pdf

Evrende yalnız mıyız? sunu.pdf
Uzayda yaşam mühendisliği.pdf

 

Video

Kızıl Gezegen'in Evleri
Dünya dışı hayata göre merak edilenler

 

 

 

Yayın Tarihi: 01.11.2018

 

Derleyen ve Yazan: Burhan Zihni SANUS

 

.                            Satürn’ün Uydusu Enseladus’ta Yaşam İhtimali Arttı

Bilim insanları Satürn’ün altıncı en büyük uydusu olan Enseladus’ta kompleks karbon bazlı moleküller buldu.

Bu yapılara daha önce yalnızca Dünya’da ve bazı meteorlarda rastlanmıştı.

Moleküllerin, uydunun merkezinde bulunan sıcak kayalar ile donmuş yüzeyin altında yer alan okyanusun etkileşimi sonucu oluştuğu tahmin ediliyor.

Bu başlı başına bir yaşam belirtisi olmasa da karbon temelli kompleks moleküllerin varlığı Enseladus’ta yaşamın var olma ihtimalini artırıyor.

Son bulgular, Cassini uzay aracından gelen veriler sayesinde ortaya çıktı.

Enseladus’ta hayat var mı?

Araştırmayı yayınlayan Dr. Frank Postberg, “Bu büyük moleküller genellikle yüzlerce atomdan oluşuyor” diyor ve ekliyor:“Böylesi moleküller ilk defa dünya dışında sudan oluşan bir gezegende görülüyor.

“Dünyada bu moleküller biyolojik olarak yaratılıyor ama Enseladus’takilerin başka şekilde ortaya çıkmış olma ihtimali de var.

“Bu moleküller hayatın var olması için bir şart. Fakat şu anda bunların biyolojik olarak mı yaratıldığını, uyduda prebiyotik bir kimyasal süreç veya yaşam olup olmadığını söyleyemeyiz.”

 

Yaşam için neye ihtiyaç var?

 

 

Sıvı haldeki su

Enerji

Karbondan oluşan organik bileşikler

Karbon, hidrojen, nitrojen, oksijen, fosfor ve sülfür gibi belli elementler

Enseladus’ta sülfür ve fosfor izine henüz rastlanmasa da geri kalan tüm maddeler uydu bulunuyor.

 

Sırada ne var?

Geçen yıl Eylül ayında görevini tamamlayan ve Satürn’ün atmosferine girerek yanan Cassini aracı, yaşam belirtilerini bulmak için tasarlanmamıştı.

Uydunun uzaya fırlatıldığı dönemde bilim insanları Enseladus’tan uzaya fışkıran suların varlığını henüz keşfetmemişti.

Cassini bunları Satürn sistemine girdikten sonra, ilk olarak 2005’te keşfetti.

Şu an yer yüzünde bu tür moleküllerin biyolojik olarak yaratılıp yaratılmadığını tespit edecek teknolojiler bulunuyor.

 

Dr. Postberg “Mantıklı olan bir sonraki adım, Enseladus’ta kısa süre içinde, bu göreve özel tasarlanmış bir araçla tekrar giderek orada hayat olup olmadığını tespit etmek” diyor.

 

2018 Önemli Gökyüzü Olayları

Dünya bildiğiniz gibi… Savaşlar, kavgalar, ödenmesi gereken faturalar, ev işleri ve çalışma hayatı… Ancak uzayda günbegün muhteşem keşifler yapılıyor ve doğa olayları izleniyor.

Tabi ki önümüzdeki yıl öngöremediğimiz gelişmeler de olacak, ancak Science Alert dergisi 2018’de başınızı gökyüzüne çevirmenizi gerektiren olayları derledi.

 

Tutulmalar

Bu yıl tam güneş tutulması olmayacak, ancak dünyanın çeşitli yerlerinden görülebilecek üç tane parçalı güneş tutulması, iki tane tam ay tutulması gerçekleşecek.

31 Ocak – Tam ay tutulması Avustralya, Kuzey Amerika, Doğu Asya ve Pasifik Okyanusu’ndan izlenebilecek

15 Şubat – Parçalı güneş tutulması Antarktika, Şili ve Arjantin’den görülebilecek.

13 Temmuz – Parçalı güneş tutulması Antarktika ve Avustralya’nın güneyinden izlenebilecek.

27 Temmuz – Avrupa, Afrika, Batı ve Orta Asya ve Batı Avustralya’dan tam ay tutulması izlenebilecek.

11 Ağustos – Parçalı güneş tutulması Kanada’nın kuzeydoğusunda, Grönland’da, Kuzey Avrupa’da ve Asya’nın kuzeydoğusundan görülebilecek.

 

Meteor yağmurları

 

Her yıl, bir dizi meteor yağmuru oluyor ve fotoğraf makinenizi hazır ederseniz, olağanüstü fotoğraflar çekebilirsiniz. Bunlardan en önemli ikisi ise Perseid ve Geminid.

12 ve 13 Ağustos tarihlerinde, saatte 60 göktaşının düştüğü Perseid meteor yağmurlarını izleyebilirsiniz.

13 ve 14 Aralık’ta izlenebilecek Geminid meteor yağmurlarında ise saatte 120 göktaşı düşecek.

 

Kara delik fotoğrafı

Bu yıl Nisan ayında, çok sayıda teleskopun yer aldığı bir proje olan Event Horizon Telescope (EHT), ışığın bile kaçamayacağı kadar fazla çekim gücü olan kara deliğin ufkunun fotoğrafını çekti.

Galaksimizin merkezinde bulunan süper kara delik Sagittaurus A’nın beş günlük gözlem sırasında çekilen fotoğraflarını 2018’in başlarında görebileceğiz.

 

Ay keşif turları

Ay’ın yüzeyine son ayak basan kişi NASA astronotu Eugene Cernan idi. Bu olay 1972 yılında gerçekleşti.

2018 yılında Ay’a kendimiz gitmiyor olsak da, Ay ile ilgili pek çok olay meydana gelecek.

Hindistan 2018’de tarihinde ilk defa Ay’a bir misyon gönderiyor.

Çin’in Chang’e 4 ve Chang’e 5 misyonları da Ay’da keşif yürütecek.

ABD’nin Ay’a yeniden insan göndereceği söylentileri de bir süredir dolaşıyor.

Google’ın Lunar XPrize yarışmasını da unutmamak lazım. 30 milyon dolarlık yarışma, dünya çapından mühendis, girişimci ve kaşifleri düşük bütçeli robotik uzay keşif metodları geliştirmeye davet ediyor.

 

Japon Uzay Aracı Hayabusa2 Asteroit İnişini Gerçekleştirdi

 

 

Japon Uzay Araştırma Ajansı (JAXA), yaptığı açıklamada Hayabusa2 uzay aracından Ryugu asteroidine inmek üzere ayrılan araçların başarı ile inişi gerçekleştirdiğini duyurdu.

Hayabusa2 uzay aracı, Ryugu asteroidine 55 metre yaklaşarak iki adet yüzey araştırma aracından oluşan MINERVA-II1 modülü araçtan ayırdı ve Hayabusa2 tekrar yörüngesine döndü.

 

 

1A ve 1B ismi verilen iki adet yüzey aracından oluşan MINERVA-II1 modülü de yüzeye inişi gerçekleştirdi.

 

 

1A ve 1B ismi verilen iki adet yüzey aracından oluşan MINERVA-II1 modülü

 

Hareket eden, robotik araştırma araçlarının bir asteroit yüzeyine inmesi Uzay araştırma tarihinde ilk defa gerçekleşiyor.

 

Yerçekiminin az olmasının avantajını kullanacak olan 1A ve 1B yüzey araçları adeta zıplayarak yer değiştirecek ve yüzey araştırması yapacaklar. Ayrıca yüzeyden toprak örneklerinin alınıp 2020 yılında dünyaya getirilmesi planlanıyor.

Mayıs 2018 yılında Asterank internet sitesinin yaptığı değerlendirmeye göre, Ryugu’nun madencilik açısından değerinin yaklaşık olarak 83 milyar dolar olduğu, nikel, demir, kobalt, su, nitrojen, hidrojen ve amonyak içerdiği belirtilmişti. Hayabusa2 görevini başarı ile tamamlandığında, Ryugu’nun yapısı hakkında detaylı bilgilere sahip olacağız.

 

NASA, Güneş Sistemi’nin İkizini Buldu: Kepler-90

 Dora Dalyanoğlu 2018 18:16 0

 

NASA, aynı Güneş Sistemi gibi içinde sekiz gezegen barındıran yeni bir sistem buldu. Kepler-90 adı verilen yıldızın yörüngesindeki sistem, Güneş Sistemi dışında, şu ana kadar keşfedilen en çok gezegenli sistem.

 

Kepler-90, Güneş’ten biraz daha sıcak ve biraz daha büyük. Çevresindeki gezegenlerin yedisi ise gökbilimciler tarafından daha önce keşfedilmişti.

 

 

Sekizinci bir gezegenin keşfedilmesiyle Kepler-90 güneş sisteminin aynı dünyamızın bulunduğu sistem gibi sekiz gezegenli olduğu anlaşıldı.

 

Yeni bulunan gezegeni uzmanlar küçük ve kayalık olduğunu söylüyor.

 

Google’da yazılım uzmanı olarak çalışan ve keşfe katkıda bulunan Christopher Shallue, “Bu keşifle birlikte Kepler-90 Güneş Sistemimiz ile aynı sayıda gezegene sahip ilk yıldız olmuş oldu” diyor.

 

Google yazılım uzmanları, bu keşfi, daha önceki taramalarda gözden kaçan gezegenleri bulmayı sağlayan “makinayla öğrenme” adını verdikleri bir tür yapay zeka yardımıyla yaptılar.

 

Keşif, Kepler Uzay Teleskopu’nun gözlemlerine dayanılarak yapıldı.

 

Dünya’dan 2 bin 545 ışık yılı uzaklıktaki yıldızın çevresindeki sistem, gezegenlerin sayısı ve dizilişleri itibariyle bizimkine çok benziyor.

 

‘Güneş Sistemimizin bir mini versiyonu gibi’

 

 

Keşfe katkıda bulunanlardan Texas Üniversitesi öğretim üyelerinden Andrew Venderburg “Kepler-90 sistemi bizim Güneş Sistemimizin bir mini versiyonu gibi. İç kısımda küçük, daha dışarda daha büyük gezegenler var. Ama her şey daha küçük bir alanda cereyan ediyor” diyor.

 

Bir kıyaslamayla açıklamak gerekirse, Kepler-90’ın en dış yörüngedeki gezegeninin güneşe uzaklığı, Dünyamızın Güneş’e uzaklığına eşit.

 

Kepler-90’ın son keşfedilen, sekizinci gezegeni (Kepler-90i) daha iç bir yörüngede olduğu için kendi güneşinin etrafındaki turunu 14,5 günde bir tamamlıyor ve yüzeyinde sıcaklığın 425 santigrada kadar ulaştığı tahmin ediliyor.

 

Bu gezegenin bulunmasında kullanılan yapan zeka yazılımı ile başka bir yıldızın çevresinde dönen Dünya ile aynı boyutlarda Kepler 80g adlı bir başka gezegen de keşfedildi.

 

Gökbilimciler son 20-30 yıl içinde başka güneşlerin çevresinde dönen yaklaşık 3 bin 500 yeni yıldız keşfettiler.

 

Bu Sayfadaki Bilgiler NASA’nın Türkçe Sayfasındaki muhtelif yazılardan size bilgi vermek için alınmıştır,

http://uzay.org/tag/nasa-turkiye/

Nasa  Web sayfasında ki yazıların yazarlarına bu güzel yazıları için teşekkür ederiz

Saygılarımızla

 

Evrenin Sırları Dergisi Editör

Burhan Zihni SANUS