SAĞLIK SAYFASI

 

 

 

 

 

Pdf

Karotis Hastalığı.pdf
Karotis Arter Diseksiyonları.pdf
Norovaskuler Cerrahi Öğretim.pdf

 

Video

Aort Kapak hastalıkları
Aort kapağı daralması
Şah damarı Karofis daralmaları
Kalp Damarı perhizle açılırnmı

 

 

Yayın Tarihi: 01.03.2019 – 01.04.2019

 

 

Karotis Arter Hastalığı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Karotis Arter Hastalıgı Nedir?

Boynumuzun her iki yanında birer tane olarak yerlesmis olan ana karotis arterlerimiz (halk arasındaki adıyla ‘Sah damarı’) internal(iç) ve eksternal (dıs) karotis arterler olarak iki ana dal ve sonrasında bunlara ait çesitli dallanmalarla seyreder. ­nternal karotis arterler beyne oksijence zengin kanı ulastıran 4 ana damardan ikisini olusturur. Eksternal karotis arterler ise yüz, boyun bölgesi ve saçlı deriyi beslerler.

Karotis arterlerin iç kısmında plak adı verilen yag içerigi yüksek yapılanmanın gelisimine karotis arter hastalıgı adı verilir(Sekil 1).

 

Karotis arter hastalıgı inme veya serebrovasküler ataklara yol açabildigi için ciddi seyredebilen bir durumdur. İ­nme beyne giden kan akımı kesildiginde ortaya çıkar. Eger beyne giden kan akımı birkaç dakikadan fazla kesintiye uğrarsa beyin hücreleri ölmeye baslar. inme beyin hasarı, felçler, uzun dönemli sakatlık ve ölümle sonuçlanabilir

Genel Bakıs

Arterlerin iç kısmında plak olusumuna ateroskleroz denir. Plak olusumu zamanla arterlerde sertlige ve iç çapında daralmaya yol açar(sekil 2-A). Bunun sonucunda oksijence zengin kanın ilgili organlara ve vücut bölgelerine ulasımı kısıtlanır. Ateroskleroz herhangi bir arteri etkileyebilir. Örnek olarak koroner arterlerde plak gelisimi kalp krizlerine, karotis arterlerde plak gelisimi inmelere yol açabilir.

Karotis arterler içinde pıhtı olusumuyla da inme gelisebilir.

Arter duvarında olusan plakta zamanla çatlama ve yırtılma meydana gelmesi, buraya trombosit denen pıhtılasmayı saglayıcı kan elemanlarının yapısmasına ve karotis arterin kısmen ya da tamamen tıkanmasına yol açabilir (sekil 2-B).

 

Bununla birlikte bu bölgeden kopan plak parçacıkları ve kan pıhtıları kan dolasımı yoluyla beyindeki daha küçük çaplı damarlara ulasarak burada tıkanma ve dolayısıyla inmeye yol açabilir.

Karotis arter hastalıgı karotis arterlerde ileri derecede daralma ya da tam tıkanma ortaya çıkana kadar belirti vermeyebilir. Bazı kisilerde inme hastalıgın ilk bulgusudur.

Karotis arter hastalıgı kalp problemleri ve beyin kanamalarıyla birlikte baslıca inme sebeplerindendir.

Yasam tarzında degisiklik, ilaç kullanımı ve/veya tıbbi-cerrahi tedaviler karotis arter hastalıgının ortaya çıkmasını engelleyebilir ya da ortaya çıkmıs hastalıgı tedavi ederek inme riskini önemli ölçüde azaltabilir.

Karotis Arter Hastalıgına Ne Yol Açar?

Herhangi bir nedenle karotis arterlerin iç tabakalarında hasarlanma ortaya çıktıgında karotis arter hastalıgı baslar görünmektedir. Bu hasarlanmaya katkıda bulunan faktörler:

Tütün ve tütün ürünleri kullanımı Kanda yüksek miktarda yag ve kolesterol bulunması

Yüksek kan basıncı Ensülin direnci veya diyabete baglı yüksek kan sekeri düzeyi

Bu hasarlanma ortaya çıktığında vücudun iyileşme süreci başlatılır. i­yilesme arterdeki hasarlı bölgede plak olusumuna yol açabilir. Zamanla plak üzerinde çatlama ve yırtılmalar meydana gelir.

Trombosit adı verilen kan hücreleri arterdeki hasarlı bölgeye yapısır ve birlikte pıhtı olusumuna yol açabilir. Plak veya pıhtı olusumu ya da her ikisi birlikte karotis arterlerde ileri darlıga veya tıkanmaya yol açarak oksijence zengin kanın beyine ulasımını kısıtlar. Bu durum inme gelisimiyle sonuçlanabilir.

Kimler Karotis Arter Hastalıgı İçin Risk Altındadır?

Bazı hastalıklar ve alıskanlıklar karotis arter hastalıgı gelisimi için risk oluşturabilir. Bu faktörler risk faktörleri olarak adlandırılır. Daha fazla sayıda risk faktörüne sahip olmak karotis arter hastalıgı gelisimi ihtimalini ve siddetini arttıracaktır. Risk faktörlerinin bazıları kontrol edilebilmekle birlikte bir kısmı da kontrolümüz dısındadır.

Asagıdaki listede yer alan, karotis arter hastalıgı için ana risk faktörü olan durumlar aynı zamanda koroner arter hastalıgı ve kalp hastalıgı gelisimi için de ana risk faktörleridir:

Saglıksız kolesterol seviyeleri: Yüksek LDL kolesterol (kötü kolesterol)ve/veya düsük HDL kolesterol(iyi kolesterol) seviyeleri Yüksek kan basıncı: Kan basıncının 140/90mmHg üzeri seyretmesi Tütün ve tütün ürünleri kullanımı: Kan damarlarında hasar ve sertlesmeye yol açar, kolesterol seviyesinin artısına ve kan basıncını yükselmesine yol açar. Ayrıca dokulara yeterince oksijen ulasmasını engeller.

İleri yaş: Yaslanmayla birlikte karotis arter hastalıgı riski artmaktadır. 50-59 yas arası yetiskinlerin %1 kadarında karotis arterlerde ciddi plak olusumu görülürken bu oran 80-89 yas gurubunda %10’lara varmaktadır.75 yas altında erkeklerde daha sıklıkla karotis arter hastalıgı görülmesine karsın 75 yas sonrasında kadınlarda görülme sıklıgı daha fazladır.

Ensülin direnci: Bu durum vücudun kendi ürettigi insülini uygun sekilde kullanamamasıyla ortaya çıkar. ­insülin kandaki sekerin kullanılacagı hücrelere tasınmasını saglayan bir hormondur. ­İnsülin direnci diyabete (seker hastalıgı) yol açabilir.

Diyabet: Bu hastalıkta kan sekeri düzeyleri yüksektir; çünkü vücut yeterince insülin üretememekteya da üretilen insülin uygun sekilde kullanılamamaktadır. Asırı kiloluluk ve Obesite: Beden-Kitle –­indeksi’nin 25-29 arası olması asırı kilolu, 29’dan büyük olması

obesite olarak nitelendirilir. Birinci basamak saglık kuruluslarında bu durum belirlenebilmekte ve gerekli diyet-tedavi düzenlenmeleri için ilgili uzman hekimlere yönelmeniz saglanabilmektedir. Metabolik sendrom: ­inme, diyabet ve kalp hastalıgı gibi çesitli saglık problemleri olusumu riskini arttıran bir grup risk faktörlerinin adıdır.

Fiziksel aktivite azlıgı: Fiziksel aktivite azlıgı karotis arter hastalıgına yol açabilecek diger risk faktörlerinin olusumuna katkıda bulunabilir.

Ailede ateroskleroz öyküsü

Bu risk faktörlerine sahip olmak mutlaka karotis arter hastalıgına yakalanacagınız anlamına gelmez. Ancak bu faktörlerden bir ya da daha fazlasına sahipseniz hastalıgın gelisimini engellemek için gerekli adımları atabilirsiniz.

Karotis arterlerde plak olusumu baska arterlerde de plak olusumuna isaret edebilir. Karotis arter hastalıgı olan bireylerin önemli bir kısmında koroner arter hastalıgı da tabloya eslik etmektedir.

Karotis Arter Hastalıgının Belirti ve Bulguları Nelerdir?

Karotis arter hastalıgı, karotis arterler ileri derecede daralana ya da tam tıkanma olusana kadar belirti ve semptomlara yol açmayabilir.

Görülebilecek baslıca semptomlar arasında üfürüm, geçici iskemik atak ve inme sayılabilir.

 

 

 

Üfürüm:

Karotis arterlerde belirli bir seviyenin üzerinde darlık olusumuyla arter içinden geçen kan akımının hızı ve akım karakteristigi degisebilir. Bu degisimin bulgusu olarak, boyun bölgesinin stetoskopla dinlenmesiyle duyulan ugultu benzeri sese üfürüm adı verilir. Rutin tıbbi muayeneniz esnasında üfürüm tespit edildigi takdirde hekiminiz sizden bir dizi ileri tetkik isteyebilecektir. Ancak her karotis arter hastalıgında üfürüm duyulmayabilir.

 

Geçici İskemik Atak(GİA-TIA):

Karotis arter hastalıgının ilk bulgusu olabilen TIA belirti ve bulgular yönünden, kısmen ya da tamamen inmeyi andırabilir. ­nme’den farkı semptomların 24 saatten az sürmesidir.

Görülebilecek Semptomlar:

- Vücudun bir yarısında yüzü de içine alan çesitli derecelerde güç kaybı ve/veya hissizlik

- Konusma ve anlama güçlügü

- Bir ya da her iki gözde ani görme kaybı-görmede azalma

- Bas dönmesi-denge bozuklugu

- Sebepsiz,ani baslangıçlı siddetli bas agrısı

Bazen çok kısa süreli olabilen bu semptomlar arkadan gelecek agır bir inmenin isareti

olabileceginden mutlaka bir saglık kurulusuna basvurulmalıdır.

İnme :

Karotis arter hastalıgı olan pek çok hastada geçici iskemik atak(TIA) olmaksızın inme gelismektedir. İ­nme bazı bulguları açısından TIA ile benzerlik gösterse de çok daha ciddi bir tablodur ve kalıcı beyin hasarı, felçler, çesitli vücut fonksiyonlarında kayıp ve hatta ölüme yol açabilir.İ­nme gelisen hastaların acil ve dogru tedavi yönetimi gelisebilecek komplikasyonların önlenmesi veya en aza indirilmesi açısından büyük önem tasımaktadır.

Böyle bir durumda hastanın ilk 6 saat içerisinde nöroloji-beyin sinir cerrahisi ve girisimsel radyoloji uzmanlarından olusan inme ekibi tarafından degerlendirilmesi ve uygun tedavi yönetiminin belirlenmesi gereklidir.

Karotis Arter Hastalıgı Tanısı Nasıl Konulur?

Karotis arter hastalıgı tanısı tıbbi hikayeniz ve yapılacak ayrıntılı muayene sonucuna göre istenebilecek bir dizi tetkik sonrası el edilen sonuçlara göre konur.

Tıbbi Hikaye:

Doktorunuz karotis arter hastalıgı açısından ana risk faktörlerine sahip olup olmadıgınızı tespit eder. Anamnez adı verilen tıbbi sorgulamanız sırasında, öncesine ait geçici iskemik atak ve/ veya inme semptomlarına sahip olup olmadıgınız arastırılır.

Tıbbi Muayene:

Ayrıntılı fizik ve nörolojik muayeneniz yapılır. Bu muayene sırasında boyun bölgesinde 6 karotis arterlerin üzeri stetoskop ile dinlenerek bir akım bozuklugu isareti olabilen üfürüm varlıgı da arastırılır. Muayene sonuçlarınıza göre bir dizi tetkik istenebilir.

Tanısal Testler:

Asagıdaki tetkikler karotis arter hastalıgı tansında sıklıkla kullanılır:

Karotis Ultrasonografisi:

En sık kullanılan tanısal testtir. Agrısız ve zararsız bir tetkik olan karotis ultrasonografisi sırasında ses dalgaları kullanılarak karotis arterlerinin iç yapısındaki degisiklikler ve kan akımı düzensizlikleri tespit edilmeye çalısılır (Sekil 3). Bu yöntem hamilelerde de güvenle kullanılabilir.

 

 

Karotis Anjiografi(DSA):

Karotis anjiyografi X ısınları kullanılarak yapılan, özellikle ciddi ve /veya semptomatik karotis arter darlıklarında ya da karotis ultrasonografisi ile saglıklı bilgi elde edilemeyen durumlarda kullanılır. Bu tetkik yöntemi halen karotis arter hastalıgı tanısında altın standart olarak kabul edilmektedir. ­islem sırasında,kasık ya da kol atardamarından ilerletilen bir kateterle karotis arterlerine ulasılarak kontrast madde enjeksiyonu yapılır ve karotis arterlerinin yapısı ve içinden geçen kan akımı özellikleri ortaya konur (sekil 4).

 

 

Teknigi ve kullanılan kontrast madde nedeniyle düsük oranda komplikasyon riskine sahip olan bu tetkik öncesi hasta ve/veya yakınları bilgilendirilmekte ve islem onamı alınmaktadır. X ısını kullanılması nedeniyle özel durumlar dısında hamilelerde tercih edilmeyebilir.

Manyetik Rezonans Anjiyografi(MRA):

Temelinde bir MR incelemesi olan bu tetkik ile karotis arterlerin görüntülenmesi saglanır (sekil 5). Tanısal olarak doppler ultrasonografi ve karotis anjiyografi kadar sıklıkla kullanılmayan bu tetkik, bazı durumlarda doktorunuz tarafından istenebilecektir. Genellikle islem sırasında herhangi bir ilaç enjeksiyonu gerekmemektedir.

 

Bilgisayarlı Tomografi Anjiyografi (BT Anjiyografi):

Karotis arter hastalıgının tanı ve takibinde yeri giderek artan bu tetkik tomografi cihazı kullanılarak gerçeklestirilir. ­islem sırasında hastanın genellikle kol bölgesindeki bir toplardamardan kontrast madde enjeksiyonu yapılarak boyun ve kafa içi damar yapısı ayrıntılı bir sekilde ve 3 boyutlu olarak görüntülenir (sekil 6). Bu islem, temelinde X ısını kullanılması sebebiyle özel durumlar dısında hamilelerde tercih edilmeyebilir. Kontrast madde verilmesi için damar yolu açılması dışında agrısız bir islemdir.

 

Karotis Arter Hastalıgı Nasıl Tedavi Edilir?

Karotis arter hastalıgı tedavisi yasam tarzı-diyet degisiklikleri, ilaç tedavisi ve bazı tıbbi cerrahi islemleri içerebilir Tedavide esas, hastalıgın ilerlemesinin durdurulması ve inme gelisiminin önlenmesidir.

Tedavi protokolü semptomlarınız, hastalıgınızın derecesi, yasınız ve genel saglık durumunuz göz önüne alınarak belirlenir. Karotis arter hastalıgının ilk tanı, ilaç tedavisi ve takibi nöroloji uzmanlarınca yapılmakla birlikte tetkik ve tedavi protokolü belirlenirken beyin  ve sinir cerrahisi ve girisimsel radyoloji uzmanlarının görüsüne basvurularak hasta için en uygun tedavi yönetimi belirlenir.

Yasam Tarzı Degisiklikleri:

Yasam tarzı-diyet degisiklikleri gelisebilecek karotis arter hastalıgını önleyebilir ve/veya kötüye gitmesini engelleyebilir. Saglıklı bir diyet uygulanması ve ideal kilonun korunması kolesterol seviyenizin uygun sınırlarda kalmasına ve yüksek kan basıncı gelisimine yardımcı olur.

Fiziksel aktivitenin arttırılması ideal kilonun korunması ve iyi kolesterol (HDL) seviyenizin yükselmesini saglar. Sizin için hangi tip fiziksel aktivitenin uygun olabilecegi mevcut saglık durumunuz ve yasınız göz önüne alınarak hekiminiz tarafından belirlenecektir.

Tütün ve tütün ürünlerinin kullanılmaması genel saglıgınız için oldugu kadar, atardamar saglıgınız için de kritik öneme sahiptir.

Karotis Arter Hastalıgının İlaçla Tedavisi:

Bu tedavi yönetimi nöroloji uzmanları tarafından düzenlenir. Bu tedavi yönetimi sırasında karotis arter hastalıgı için ana risk faktörü olan Diyabet (seker hastalıgı), hipertansiyon, kalp hastalıgı  ve obesite’nin kontrol altına alınması için ilgili brans hekimlerinden konsültasyon istenebilir.

Tedavi protokolünüzün belirlenmesi sırasında yasam tarzı-diyet degisiklikleri ve ana risk faktörlerinin kontrol altına alınması dısında gerekli durumlarda kanı sulandırıcı ve pıhtılasmayı engelleyici bazı ilaçları kullanmanız gerekebilir. Uygun ilaç tedavisi hekimiz tarafından belirlenir. Bu tedavi sırasında sizin için uygun ilaç dozunun saptanması ve düsük de olsa ilaca baglı gelisebilecek komplikasyonların asgaride tutulması açısından belirli aralıklarla bir dizi kan testi istenebilmektedir.

İlaç Dısı Tedavi :

­ilk tanı veya takibiniz sırasında belirli bir derecenin üzerinde karotis arter darlıgı ve darlıkla uyumlu klinik bulguların olması durumunda ilaç tedavisine ek olarak farklı tedavi protokolleri gerekebilmektedir.

Hasta için uygun olan tedavi nöroloji, beyin ve sinir cerrahisi ve girisimsel radyoloji uzmanlarının birlikte konsültasyonuyla belirlenir.

 

 

 

 

 

Baslıca İlaç Dısı Tedavi Yöntemleri:

Karotis arter hastalıgının ilaç dısı tedavilerinde darlık olusan bölgede cerrahi ya da girisimsel anjiyografi teknikleriyle darlıgın mekanik olarak giderilmesi hedeflenir. Hasta için hangi tedavi biçiminin uygun olduguna hastanın yası, genel saglık durumu, mevcut risk faktörleri, darlıgın derecesi,beyin kan dolasımı gibi kıstaslar göz önünde bulundurularak nöroloji-beyin ve sinir cerrahisi-girisimsel radyoloji uzmanlarının ortak

konsültasyonuyla karar verilir. Çogunlukla genel anestezi gerektiren bu islemler belirli oranlarda komplikasyon risklerine sahiptir. Seçilen girisim sekli ve olası riskleri konusunda hekiminiz/hekimleriniz sizi bilgilendirecek ve onayınız alınacaktır.

Karotis Endarterektomi

Cerrahi bir islem olan karotis endarektomi lokal (bölgesel), ya da genel anestezi altında gerçeklestirilir. Hangi anestezi yönteminin uygun olacagına cerrah ve anestezi uzmanı birlikte karar verirler. Cerrahi girisim hastanın darlık olan karotis arter tarafında, boyun bölgesinden yapılan bir kesiden yapılır. Darlıgın oldugu bölgede atardamar açılarak daralmaya yol açan plak çıkarılır ve damar tekrar dikilir (sekil 7). Yaklasık 2 saat

 

kadar süren operasyon sonrası çogu hasta için 1-2 gün   kadar hastanede kalıs öngörülür. Cerrahi sonrası hastanın kullanması gereken pıhtılasma önleyici ve/veya kan sulandırıcı ilaç tedavisi nöroloji uzmanıyla konsülte edilerek belirlenir. Ameliyat olan hastaların radyolojik takibinde çogu zaman karotis ultrasonografi ve BT Anjiyografi yeterli olabilirken, bazı durumlarda tekrar karotis anjiyografisi istenebilir.

Karotis Stent Uygulaması(Anjiyoplasti):

Bu islem girisimsel radyoloji ünitelerinde endovasküler girisimler konusunda egitim almıs nörosirürjiyenler veya girisimsel radyologlar tarafından yapılmaktadır. i­slem sırasında genel anestezi tercih edilir. Anjiyoplasti olarak da adlandırılan islemde tıpkı karotis anjiyografide oldugu gibi genellikle kasık atardamarından bir kateter ile girilerek darlık olan karotis arter bölgesine ulasılır. Darlıgın oldugu bölgede balon ve stent uygulamaları ile dar bölgenin genislemesi ve normal kan akımının saglanması hedeflenir (sekil 8). i­slem sonrası genellikle 1 gün kadar hastanede  kalıs öngörülür. Karotis arterde tekrar tıkanıklık olusumunu engellemek için gerekli olan kanı sulandırıcı ve/veya pıhtılasmayı engelleyici ilaç tedavisi nöroloji uzmanı ile konsülte edilerek belirlenir.

                                                                                         

 

Karotis arter hastalıgının gerek ilaçla gerekse de ilaç dısı tedavi yönetiminde hekiminizce belirli aralıklarla çesitli labarotuar ve radyolojik tetkikler istenecektir.

Hasta ve/veya hasta yakınlarının bu konuya gösterecegi uyum tedavi açısından çok önemlidir.

Karotis arter hastalıgı tedavi edilmedigi takdirde ölüme kadar varabilen bir dizi saglık sorununa yol açan ciddi bir hastalıktır.Hastanın genel saglık durumu ve semptomları,eslik eden risk faktörleri, karotis arterdeki darlıgın derecesi ve yapısal özellikleri göz önüne alınarak en uygun  biçiminin ivedilikle belirlenmesi gerekmektedir. Tedavi yönetiminde nöroloji, beyin ve sinir cerrahisi ve girisimsel radyoloji uzmanları aktif olarak yer alır. Ülkemizde bu konu üzerinde uzmanlasmıs pek çok merkez bulunmakta ve karotis arter hastalıgı basarı ile tedavi edilebilmektedir.

Konuyla ilgili danısma almak isteyenler Türk Nörosirürji Dernegi (Tel: 312 212 64 08)ve ilgili internet sayfasından (http://www.turknorosirurji.org.tr/) bilgi edinebilirler.

 

 

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta

9 Ocak 1955'te Kayseri'de doğdu. Diş hekimi/şair Turhan Nesimî Bey ve Fevziye Hanım'ın oğludur. İstanbul Erkek Lisesi'ni (1973) ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ni (1979) bitirdi. 1984'de göğüs hastalıkları uzmanı, 1986'da doçent, 1996'da profesör oldu. 1981'de Feryal Hanım ile evlendi; oğlu Umut 1982, kızı Bestegül 1991 doğumludur. 2008'de üniversiteden emekli oldu. Hâlen muayenehanesinde çalışıyor ve yazarlık yapıyor.

Hayykitap'tan yayınlanmış kitapları şunlardır:

•Modern Zaman Hastalıkları

•Biri Bizi Hasta Ediyor

•Adamın Biri Doktora Gitmiş... Gidiş O Gidiş!

•Kalbime Koy Başını Doktor

 

 

 

 

 

 

 

Plavix kullanan hastalar için çok önemli bir uyarı

Prof Ahmet R Küçükusta

 

 

Son senelerde ilaç tüketimi korkunç derecede arttı. Günümüzde bırakın hastalığı olanları, sağlıklı insanların bile ilaçları var artık. Geçtiğimiz sene ülkemizin ilaca ödediği para 15 milyar doları geçti ama çok ilaç içmek insanların daha sağlıklı olacakları manasına gelmiyor.

Her bir ilacın yaratacağı yan etkiler yanında birden çok ilaç kullanan hastalarda ilaç etkileşimleri de çok ciddi problemlere yol açıyor. Bunun en son örneği tüm dünyada çok yaygın kullanılan iki ilacın birlikte alındığında kalp krizi ve ölümlere yol açtığının ortaya çıkması. Bu yüzden hayatını kaybedenler için yapacak bir şey yok elbette, ama bundan sonrası için tedbirli olunursa milyonlarca insanın hayatı kurtulmuş olacak.

Archives of Internal Medicine isimli tıp dergisinin son sayısında yayınlanan araştırma kalp krizi geçiren veya stent takılan ve clopidogrel ile proton pompası inhibitörü kullanan hastalarla, benzer risk faktörlerine sahip olup da sadece clopidogrel kullanan hastalar üzerinde gerçekleştirildi. Bir sene sonra iki ilacı beraber kullananlarda kalp krizi yüzünden yeniden hastaneye yatırılma veya yeniden stent konması riski tek ilaç kullananlara göre iki misli yüksek bulundu. Bu sebeple de bu iki grubun birlikte kullanılmasından titizlikle kaçınmak gerekiyor.

Clopidogrel, kanda trombositlerin birbirlerine yapışmalarını ve kümelenmesini engelleyerek pıhtı oluşumunu önleyen çok değerli bir ilaç. Ülkemizde de Plavix adıyla satılan bu ilaç kalp krizi ve felç geçiren hastalarda, kalp damarlarına stent konanlarda ve bacak atardamarları tıkanan kişilerde pıhtıların tekrarlamasını önlemek amacıyla kullanılıyor. Dünyanın 110 ülkesinde kullanılan Plavix geçen sene 6.6 milyar dolarlık satış rakamlarına ulaşmış. 

Proton pompası inhibitörleri (omeprazol, lansoprazol, esomoprazol, pantoprazol, rabeprazol) ise midede asit üretimini azaltmak için kullanılan bir grup ilaçtır. Gastrit, ülser, reflü başlıca uygulama alanlarıdır.

 

Önemli bir uyarı daha

Burada bahsi geçmişken Plavix ile ilgili çok önemli yeni bir bilgiyi daha hatırlatmak istiyorum. Plavix’ in etkili olabilmesi için ilaç yutulduktan sonra vücutta bir enzim (CYP2C19) ile aktif hale dönüşmesi gerekiyor. Bu enzimin anti-depresanların, barbütüratların, proton pompası inhibitörlerinin, sıtma ve bazı kanser ilaçlarının metabolizması için de gerekli olduğunu hatırlatalım. CYP2C19 enzimini kontrol eden gende bir varyasyon olan kişilerde ilaç aktif şekillere dönüşmediği için etkili olamıyor. Bu gen beyazlarda yüzde 2, siyahlarda yüzde 4 ve Çinlilerin de yüzde 14 oranında görülüyor. Bu durumun anlaşılması için yapılması gereken genetik testin fiyatı 500 dolar. Plavix kullanırken kalp krizi veya felç geçiren hastalarda bu ihtimali bilmekte fayda var.

Gelelim neticeye

BİR: Plavix asla proton pompası inhibitörleri ile beraber kullanılmamalı; mide için başka grup ilaçlar tercih edilmeli.

İKİ: Plavix’ in bazı hastalarda etkili olmayacağı da bilinmeli.

KAYNAK:

Karen M. Stockl; Lisa Le; Armen Zakharyan; Ann S. M. Harada; Brian K. Solow; Joseph E. Addiego; Scott Ramsey: Risk of Rehospitalization for Patients Using Clopidogrel With a Proton Pump Inhibitor. Arch Intern Med. 2010;170(8):704-710.

Background  Recent pharmacodynamic and retrospective clinical analyses have suggested that proton pump inhibitors (PPIs) may modify the antiplatelet effects of clopidogrel bisulfate.

Methods  We conducted a retrospective cohort study of persons enrolled in a multistate health insurance plan with commercial and Medicare clients to evaluate adverse clinical outcomes in patients using clopidogrel plus a PPI compared with clopidogrel alone. Patients who were discharged from the hospital after myocardial infarction (MI) or coronary stent placement and treated with clopidogrel plus a PPI (n = 1033) were matched 1:1 (using propensity scoring) with patients with similar cardiovascular risk factors treated with clopidogrel alone. Rehospitalizations for MI or coronary stent placement were evaluated for up to 360 days. A subanalysis was conducted to study the impact of pantoprazole sodium, the most used PPI.

 

 

 

 

 

 

Dikkat Uyarı

Bu sayfada yazdığımız bilgilerle ilgili Uyarı

 Dergimizde yer alan  her türlü medikal bilgi, yorum, duyuru ve tanıtım faaliyetleri ile ilgili sayfa düzenlemeleri; güvenilirliğine inanılan kaynaklardan elde edilerek derlenmiştir.

Evrenin Sırları Dergisinde yer alan her türlü bilgi, değerlendirme, yorum ve görüntüler kişileri bilgilendirmeye yönelik olup, hiç bir şekilde kişinin doktorundan bağımsız teşhis ve tedaviye yönlendirilmesi anlamına gelmemektedir. Burada yer alan bilgi ve değerlendirmelerin uygulanması sonucunda ortaya çıkacak doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan Bu Tıbbi Makaleleri yazan Dr veya Bilim Adamları Ve Dergimiz Evrenin Sırları sorumlu olmayacaktır. Bu bilgiler sadece temel bilgilerdir tedavide kullanılamaz

Unutmayın erken teşhis edilmiş bir hastalık yarı yarıya tedavi edilmiş sayılır. Sizde en küçük bir şüphenizde Doktora başvurun.

Hayatınızla kumar oynamayın.

Editör : Burhan Zihni SANUS