Pdf

Alzheimer hastalığı nedir ve tedavisi

 

Video

Alzheimer hastalığı nedir ve tedavisi
Alzheimer Belirtileri - Prof. Osman MÜFTÜOĞLU

 

              

 

Unutkanlık

Sayın Okurumuz Dr.  Uğur Avarkan ‘ın  katkılarıyla, Kendisine teşekkür  ederiz

 

 

Ciddiye alınması gereken unutkanlık

 

 

 

Dünyada yaklaşık 20 milyon kişiyi etkileyen Alzheimer hastalığı, 65 yaşın üzerinde her 20 kişiden birinde, 90 yaşın üzerinde ise her 2 kişiden birinde ortaya çıkıyor.

 

—                  Beyindeki bazı sinir hücrelerinin yavaş yavaş işlevini kaybetmesi sonucu çeşitli zihinsel bozukluklarla ortaya çıkan alzheimer, ilerleyici ve geri dönüşsüz bir özelliğe sahip. İleri evrelerde ise zihinsel ve bedensel işlevler iyice bozularak, hastayı tamamen bakıma ve yatağa bağımlı hale düşürür. Bu nedenle erken dönemde fark edilmesi ve gerekli tıbbi desteğin sağlanması, alzheimer hastalığıyla mücadelede önemli bir adım olarak nitelendiriliyor.

 

Unutkanlık, yediden yetmişe herkesin gündelik sorunu olabilir. Randevularımızı, arkadaşlarımızın isimlerini, çantamızı nereye koyduğumuzu, hangi günde olduğumuzu ya da ocağın altını kapamayı zaman zaman unutabiliriz ama bir süre sonra hatırlayıveririz. Bu tür basit unutkanlıklar, çoğu kez kısa süreli ve geçicidir. Yoğun çalışma hayatı, stres, uykusuzluk ve yorgunluk gibi etkenler, bu tür küçük unutkanlıkları artırabilir. Yaş ilerledikçe, vücudumuz gibi, zihnimiz de doğal olarak biraz daha zayıflayabilir. Ancak bu durum hiçbir zaman günlük yaşamımızı etkileyecek boyutlara varmaz.

       Yaşla birlikte ilerleyen ve basit gündelik işlerin bile yerine getirilmesinde sorunlar yaratan bir unutkanlık ise, Alzheimer hastalığının habercisi olabilir. Toplumumuzda genellikle “bunama” olarak adlandırılan ve yaşlılıkta doğal kabul edilen bu durum, aslında tıpkı yüksek tansiyon, şeker hastalığı ya da mide ülseri gibi ciddiye alınması gereken bir hastalıktır.

 

YAKINLARI İÇİN DE CİDDİ SORUN

       Tüm dünyada kadın ve erkek, yaklaşık 20 milyon kişiyi etkileyen Alzheimer hastalığı, 65 yaşın üzerinde her 20 kişiden birinde, 90 yaşın üzerinde ise her iki kişiden birinde ortaya çıkmaktadır. Bulaşıcı veya kalıtsal olmamakla birlikte, yaşlılarda en sık karşılaşılan 4. hastalıktır. Beyindeki bazı sinir hücrelerinin yavaş yavaş işlevini kaybetmesi sonucu çeşitli zihinsel bozukluklarla ortaya çıktığı artık iyi bilinen alzheimer hastalığı, ilerleyici ve geri dönüşsüz bir özelliğe sahiptir. Önceleri sinsi başlayan basit unutkanlıklar, yıllar içinde günlük işleri yapmayı engelleyecek düzeye ulaşır; ileri evrelerde ise zihinsel ve bedensel işlevler iyice bozularak, hastayı tamamen bakıma ve yatağa bağımlı hale düşürür. Alzheimer hastalarının zaman içinde yardımsız yaşayamaz duruma gelmesi, ona bakan yakınları ve ailesi için de ciddi bir yük oluşturacaktır. Bu nedenle, hastalığın erken dönemde fark edilmesi ve ciddiye alınarak gerekli tıbbi desteğin sağlanması, bu durumla mücadelede önemli bir adımdır.

ALZHEİMER’I NASIL ANLAYABİLİRSİNİZ?

                          Alzheimer hastalığının habercisi olabilecek 10 belirtiye dikkat etmelisiniz:

*Günlük yaşamı etkileyecek düzeyde unutkanlık (özellikle yakın zamana ait olayları ve insan isimlerini hatırlayamama).

*Günlük işleri yerine getirmekte (örneğin, alışveriş yapma, yemek pişirme ya da bir ev aletini çalıştırma) güçlük çekme

*Kelime bulmakta güçlük çekme.

*Tarihleri unutma veya bildiği yolları bulamama.

*Karar vermekte (örneğin, giysi seçimi) güçlük çekme.

*Pratik düşünme (hesap yapabilme ya da planlama) becerisinin azalması.

*Sık kullanılan eşyaları yanlış yere koyma (örneğin, gözlüğünü ayakkabı dolabına koyma)

*Ruh hali veya davranışlarda değişiklik (örneğin, çok çabuk ağlama ya da sinirlenme)

*Kişilik değişiklikleri (örneğin, çevresindeki insanlardan kuşkulanma ve suçlama)

*Sorumluluktan kaçınma.

       Bu belirtilerden biri veya birkaçını kendinizde ya da bir yakınınızda fark ettiyseniz, zaman geçirmeden bir hekime başvurmalısınız. Bu hastalıkla ilgilenen nörolog (sinir hastalıkları uzmanı) ve psikiyatrlar (ruh hastalıkları uzmanı), unutkanlık ve benzeri şikayetlerinize kesin bir teşhis koyabilmek için çeşitli testler, laboratuar tetkikleri ve beyin filmleri isteyebilirler. Çünkü her unutkanlık alzheimer hastalığı olmayabilir. Doktorunuz kesin bir teşhise vardıktan sonra, sizi hastalığın gidişi ve almanız gereken önlemler konusunda bilgilendirecektir.

 

TEDAVİ EDİLEBİLİR Mİ?

       Henüz Alzheimer hastalığını tamamen iyileştiren bir tedavi bulunmamakla birlikte, yeni geliştirilen bazı ilaçlarla hastalığın belirtilerini kısmen gidermek ve ilerlemesini belli ölçüde yavaşlatmak mümkündür. Ayrıca çoğu hastada eşlik eden depresyon, uyku bozukluğu, saldırganlık ya da sinirlilik gibi ruhsal bozuklukların tedavisi için de bir çok etkili ilaç bulunmaktadır. Hastanızı bu tedavi olanaklarından olabildiğince erken dönemde yararlandırmak önemlidir, çünkü Alzheimer hastalığı bir yaşam hırsızıdır ve hastanızın kalan değerli günlerini bir bir çalıp götürür.

 

      

 

HASTA YAKINLARINI NELER BEKLİYOR?

       Başlangıçta sadece unutkanlığı olan hastanız, bir gün gelecek kendi başına giyinemez, yemeğini yiyemez, yıkanamaz olacak, garip hayaller görmeye, altına kaçırmaya başlayacak ve belki de sizi bile tanınamayacak. İşte bu yüzden Alzheimer hastalığı, yalnızca ona yakalanan kişiyi değil, aynı zamanda bakımını üstlenen yakınlarını da ilgilendiren bir sorundur ve gün geçtikçe ağırlaşan sosyal ve ekonomik bir yük getirecektir. Alzheimer hastasının yakınları, ev içindeki aile düzenini, iş saatlerini ya da dostlarıyla ilişkilerini değiştirmek zorunda kalabilir. Daha da önemlisi, bedensel yorgunluğun yanı sıra, ciddi ruhsal sorunlar yaşayabilir. Sevdiğiniz kişinin Alzheimer hastası olduğunu öğrendiğinizde, hastalığı daha iyi tanıyarak onunla birlikte yaşamaya hazırlıklı olmalısınız.

 

 

Ne zaman endişelenmeliyiz?

       Yaşlanmaya bağlı normal bellek sorunlarının bir parçası sayılamayacak sorunlar şunlardır;*Bir şeyleri her zaman olduğundan çok daha fazla unutmaya başladıysanız.

*Daha önce pek çok kez yaptığınız şeyleri, nasıl yaptığınızı unutuyorsanız.

*Bildiğiniz yerlerde kayboluyorsanız.

*Yeni şeyler öğrenmekte ciddi zorluklar yaşıyorsanız.

*Günlük olayların farkında olamıyorsanız.

*Deyimleri ve kısa hikayeleri aynı konuşma içinde tekrar ediyorsanız

 

BELLEĞİ KORUMAK

*Doktorunuza anlatın: Kullanılan bazı ilaçlar, görme ve işitme zayıflıkları, vitamin eksiklikleri, yorgunluk, depresyon, stres gibi birçok faktör bellek sorunlarına yol açabilir. Eğer siz ya da aileniz, belleğiniz konusunda endişeleniyorsanız, medikal bir değerlendirmeye girmelisiniz.

       * Sağlıklı alışkanlıklar edinin: Meyve ve sebzeden zengin bir diyet uygulayın. Bunlar beyin hücrelerini koruyan ve besleyen antioksidanlar içerirler. Aşırı alkol kullanımı belleğe zarar verir. Aktif olun, düzenli egzersiz beyine doğru kan dolaşımına yardımcı olabilir. Yeterli uyuyun ve stres düzeyinizi azaltın. Yorgun ve kaygılı olmak, belleğe geçici olarak zarar verir.

       * Zihninizi çalıştırın: Canlı diyaloglarla ve zihin çalıştıran aktivitelerle ilgilenmek yardımcı olur.

      

BELLEĞE YARDIM

        *Odaklanın: Zihinde çok fazla şey olması unutkanlık sebeplerinin başında gelir. Sakinleşin ve elinizdeki iş her ne ise, tüm dikkatinizi ona verin.

       * Bir Rutin Belirleyin: Kaybedilmesi kolay nesneleri aynı yerde tutun. İşlerinizi belli bir sıra ile yapın.

       * Not edin: Takvimler ve listeler kullanın.

       * Çeşitli Hileler Deneyin: Bir kişinin ismini hatırlamak için tanıştıktan sonra birkaç kez tekrarlayın. Sayıları hatırlamak için onları gruplandırın ve bir tarih ya da hikaye ile ilişkilendirin. Odaya niçin girdiğinizi unutuyorsanız, düşünce akışınızı adım adım tekrar takip edin. Örneğin 8016 olan bir şifreyi unutmamak için ‘80’imde 16 yaşında hissetmek isterim’ gibi bir deyim bulun.

 

       Herkes zaman zaman bazı şeyleri hatırlamakta güçlük çeker. Ne kadar çok şeyi hatırladığınız düşüncesini asla kaybetmeyin. Aklımız ve bilgimiz yaşayan belleğimiz üzerine kurulmuştur.

 

       Sıhhat bir insanın en kıymetli hazinesidir. İnsan hastalanmadan bunun değerini anlayamamakta hastalandıktan sonrada  çok geç kalmaktadır. Onun için belli bir yaştan sonra

 

Stresli yorucu ve yıpratıcı işlerden kaçınıp daha huzur içinde gerek yemek yemekte gerekse diğer

Keyif verici maddelerde ki alışkanlıklarımızı asgariye indirip, problemsiz bir hayat yaşamağa çalışmalıyız.

 

Bütün Evrenin Sırları okurlarına sağlıklı bir yaşam dilerim.

 

Sevgi ve saygılar.

 

Derleyen:  Dr. Uğur Avarkan

 

Sayın Dr. Uğur  beye bu güzel yazısından ve okurlarımıza temennilerinden  dolayı teşekkür ederiz.