NUH’un TUFANI GERÇEK Mİ?



Nuh'un Tufanı
Nuh'un Tufanı Gerçek mi?
Nuh'un Kayıp Gemisi Esrarı

 

 

   Bölüm I

   BBC televizyonu 21 Mart Pazar Gecesi ilginç bir belgesel yayınlayacağını açıkladı. Sabah Gazetesinde de geniş yer bulan bu habere göre; Jeremy Bowen' in araştırmalarına göre Yahudi dinin Genesis / Yaradılış Kutsal kitabında yer alan Nuhun Tufanı aslında eski Sümerler zamanında Şurupak kralı (surupak) Utnapişitim (Uta-napishtim) in başından geçen olaylardan alındığını ve böyle bir Tufanın olmadığını iddia etmektedir.

   Tek Tanrılı dinler tarafından (Musevilik, Hıristiyanlık ve İslam) kutsal kitaplarında belirtilmiş olan ve geniş halk kitleleri tarafından inanılan Peygamber Nuh'un Tufan olayı son asırda jeologların ve yer bilimcilerin çalışmaları ve yeni buluşları sonunda gittikçe ola bilirliğini kayıp etmeğe başlamıştır. Tanrı' nın M.Ö. 2370 senesinde yeryüzündeki kötü ve inançsız insanları cezalandırmak için bütün yeryüzünü su ile kaplayıp bir tek Nuh ve ailesini ve onun gemisine aldığı her cinsten bir çift hayvanın haricinde her türlü canlıyı öldürmesi bugünkü insanların hepsinin onun üç oğlu Sem, Cham ve Japh' tan geldiği inancı doğruluğunu yitirmektedir.    Bilhassa modern jeoloji ve yer bilimi çağında bu olay tarihi bir vakadan ziyade efsaneler arasında yer almağa başlamıştır.

   Bizde bu olayı muhtelif zaviyelerden inceleyip size sunmayı ve sizin de kendinize göre bir sonuç çıkarmanıza yardımcı olmağa çalışacağız.

   İnsanlık Tarihinin muhtelif kültürlerinde beli aralıklar ile birbirine benzeyen veya az farklı Tufan hikayelerine rastlanmaktadır.

1- Musevilerin kutsal kitabındaki Genesis / Yaradılışda ki Nuh Peygamberin yaşadığı Nuh' un Tufan Efsanesi bunlar arasında en tanınmışıdır.

Genesis / Yaradılış kitabında:
5:28 " Adem torunu Lemek 182 yaşında iken bir oğlu oldu."
5:29 " Rab ona........Nuh ( rahatlık anlamına gelir ) adını verdi.
5:32 " Nuh, 500 yıl yaşadıktan sonra Sam, Ham, Yafet adlı oğulları doğdu.
6:1 " Yeryüzünde insanlar çoğalmaya başladı, kızlar doğdu."
6:5 " Rab baktı yeryüzünde insanın yaptığı kötülük çok, aklı fikri hep kötülükte, insanı yaratığına, pişman oldu "
6:7 " Yaratığım insanları, hayvanları, sürüngenleri kuşları yeryüzünden silip atacağım" dedi, "çünkü onları yarattığıma pişman oldum."
6:8 " Ama Nuh Rab' in gözünde lütuf buldu."
6: 9 - 22 * 7: 1- 24 "Tanrı bunu üzerine Nuh' u yanına çağırdı ve ona tarif ettiği şekilde bir gemi yapmasını ve içine bütün canlılardan bir çift (bir dişi bir erkek) koymasını sonrada kendi ailesini bindirmesini ve gerektiği kadar yanına erzak almasını söyledi. Çünkü şu anda yeryüzünde yaşayan canlılar arasında bir tek Nuh' u dürüst ve doğru bulduğunu bu sebeple bütün diğer canlıları yeryüzünden bir Tufan sonunda silip atacağını, Tufandan sonra yeryüzüne tekrar çeki düzen verip Nuh' un ailesinden insanlığı tekrar çoğaltacağını söyledi."
Nuh söylenenleri yaptı. Tufan sonunda bugünkü insanlar Nuh' un üç çocuğunun nesebinden türemişlerdir

2- Bu Efsane aynen Hıristiyanların Kutsal kitaplarına da aktarılmıştır.

3- İslam Dininin kutsal kitabı Kur 'an da da muhtelif surelerde bu olaydan bahis edilmektedir.
Nuh Suresi / 71 .28 ayettir. Ayet 1: "Haberiniz olsun ki biz Nûh' u kavmine gönderdik, Kavmini inzar et (uyar) diye. Gelmezden evvel onlara bir azabı-ı elim (başlarına acı bir azap gelmeden)"
Ayet 25: "Bir çok hatiat (suçlarından dolayı) Tufanda suya gömülüp boğuldular da ateşe atıldılar ve kendilerine Allah' ın dûnundan yardımcılar bulamadılar."

   Ankebut Suresi /29 69 ayettir. Ayet 14 " Ve celalim hakkı için, Nûh' u kavmine gönderdik de içlerinde elli yılı müstesna bin sene durdu (950 sene yaşadı). Fakat inat ve inkarlarında direnmeyi sürdürdüler de, derken onları Tufan yakalayıverdi. Zira hep zulmediyorlardı.

   Şuara Suresi /26 227 ayettir. Ayet 117-118 . " Nuh: Ya Rab dedi Anlaşıldı ki Kavmim beri tekzip ettiler, artık benimle onların arasını nasıl ayırt edeceksen et De bana ve beraberimdeki müminlere necaat ( kurtuluş ) ver "

   Ayet 119 - 120 " Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri o dolu gemide necata ( selamete) çıkarıp kurtardık, sonra da arkasından kalanları suda gark Ettik ( boğduk)

  

    Hud Suresi / 11 123 ayettir. Ayet 36-37 " Bir de Nuh'a vah yolunmuştu ki : Haberin olsun kavminden iman etmiş olanlardan maada ( başka) hiç biri iman etmeyecek onun için ne yaparlarsa gam yeme. Bizim nezaretimiz altında ve vahyimiz dairesinde gemi yap. Hem o zulmedenler hakkında bana hitap etme Çünkü onlar suda gark edilecekler (boğulacaklar).

   Ayet 38 " Nuh gemiyi yapıyordu ......."

   Ayet 40 " Nihayet emrimiz geldi. Yükle içine hayvanları her bir cins den ikişer çift ve ehlini ve iman edenleri. Mamafih pek azından başka kavimden kimse iman etmemişti."

   Ayet 42 " Gemi içindekilerle beraber dağlar gibi dalgalar içinde akıp gidiyordu........"

   Ayet 44 " Bir de denildi ki Ey arz yut suyunu ve ey sema tut suyunu açıl böylece su çekildi, iş bitirildi ve gemi cûdi üzerinde durdu."

   İsra Suresi / 17 111 ayettir. Ayet 2- 3 " .....Ey Nuh ile beraber gemiye yüklediğimiz Kimselerin zürriyeti O Nuh doğrusu çok şükredici bir kul idi ."

4-Gılgamış (Gilgamesh) Destanında Bahsi geçen Tufan:

   Eski Sümer devletinin zamanında hüküm süren Tanrılar bir gün insan ırkını imha etmeğe karar verirler. Fırat nehrinin kenarında kurulmuş olan (Shuruppak)Şurupak şehrinde toplanırlar. Büyük Tanrılar Şamaş ( Shamash), Anu, Enlil, Ninutra ve Ennugi dünyayı bir Tufanla kaplamaya karar verirler. Fakat o toplantıya iştirak edenlerden Tanrı Ea insan ırkına acır. Ea, bu sırrı Şurupak' ta yaşayan Uta-Napiştim' in duymasını sağlar.

   "Şurupak ın insanları , Uber -Tutu nun oğulları:
          - Evlerinizi yıkıp bir gemi inşa edin,
          - Zenginliklerinizden vazgeçip hayatınızı kurtarın,
          - O gemiye nesebinizin tohumlarını yükleyin."

   Bunu duyan Uta-napiştim hemen büyük bir gemi inşa etmeğe başlar. Bütün serveti olan altınları ve gümüşleri yükler. Ailesinin bütün fertlerini ve sığırlarını ve kümes hayvanlarını ve kuşlarını da alır. Tanrı Şamaş 'ın kararlaştırdığı zaman gelir ve büyük bir yağmur başlar. Ailesi ve eşyası ile gemiye binmiş olan Uta-napiştim geminin kapılarını sıkıca kapatır.

   Yağmur gittikçe artar her tarafı seller kaplar ve sular basar insanlar ve hayvanlar ölmeğe her şey yıkılmaya başlar. Işıklar söner etrafı koyu bir karanlık kaplar.

   Bunu gören Tanrılar korkuya kapılırlar ve Göğe sığınırlar buradan dünyadaki Dehşete bakarak paniğe kapılıp pişmanlık duyarlar. Fakat hiçbir şey yağmuru durduramaz. Altı gün ve altı gece devam eder.Kasırga her tarafı yıkar .

   Yedinci gün rüzgar ve yağmur durur. Ancak her taraf bir çamur yığınıdır. Bütün canlılar bu çamurun içinde boğulmuşlardır. Bunu gören Utanapiştim in gözleri yaşlarla dolar.

   Gemi Fırat'ın kıyısında bir dağın üzerinde durur ve Utanapiştim ailesi ve gemide ki hayvanlar salimen inerler..............."

  Tanrılar Utanapiştim' i kutsarlar ve onunla karısını yarı Tanrı mertebesine çıkarıp tekrar dünyanın insanlarla dolması için vazifelendirirler

 

Nuhun Gemisinin yüzebilen kopya Karadeniz' in Tufan' dan evvel Euxine gölü halindeki haritası İ.ö.6500

 

    Bölüm  II

Sümerce tabletler üzerine kazınmış Tufan Efsanesi :
   Tanrı Enki, insanları korumaya, daha medeni ve uzun ömürlü hayat yaşabilmeleri için onlara medeniyet öğretmeye karar verir. Fırat boyunca bir çok şehirler kurarlar. Eridu, Badtibira, Sippar, Shuruppak (şurupak) gibi. Bu arada Diğer Tanrılar An ve Enlil, insanları bir Tufan' da boğmak istemektedirler (tabletlerde burada kırıklar olduğu için sebebi anlaşılamamış). Fakat insanların dostu olan Tanrı Enki, bunu gizlice dostu inançlı Kral Ziusudra' ya haber verir (Onun dua ettiği duvarın arkasına saklanıp o dua ederken) "Uzun ve sıhhatli seneler yaşa bunun için kocaman bir gemi yap ve bütün sevdiklerinle beraber oraya sığın her şey bir Tufanla yok olacak" diye seslenir. Burada yine tabletlerde kırıklar var ve bundan sonra ki tablet de Ziusudra' azgın suların arasında gemisinde görüyoruz. Yedi gün ve yedi gece her taraf su altında kalır. Sonra Ulu güneş Tanrısı görünür hava ısınır sular çekilir. An ve Enlil, Kral Ziusudra' bu ileri görüşünden ve ittikatından dolayı takdir ederler ve onu yarı Tanrı yapıp ölümsüzlük verirler . O' da güneşin doğduğu yerde yerleşip yaşar.
   Bu beş birbirine çok benzeyen Tufan efsanesinden başka daha bir çok benzeyen veya farklı Tufan' la ilgili değişik milletlerin kültürlerinde Efsaneler vardır. 13 adet değişik Tufan Efsanesi Asya kökenlidir. Dokuz adedi Okyanusya' dan ve Avustralya' dan, 14 değişik efsane Güney Amerika menşelidir. Yedi adedi orta Amerika, 16 adedi ise kuzey Amerika asıllıdır. Görüldüğü gibi çok eski tarihlere dayanan bütün dünyaya yayılmış ve çoğu birbirine benzer 64' e yakın Tufan efsanesi muhtelif milletlerin kültürlerinde yer almıştır. Hinduizm' in kutsal kitabı Satapatha Brahmana' da Manu' nun Efsanesi ismi altında veya Satyaavrata diye adlandırılan (ilk insan) Tufandan söz edilir. Manu, Tufandan bir balık tarafından kurtarılır. Balık Manu' nun gemisini Tufanda bir dağın tepesine kadar çekerek onu kurtarır.

Burada önemli bir soru belirmektedir.
 Bütün bu Tufan Efsaneleri olmuş vakalara mı dayanıyor?
Mezopotamya' da o zamanlar Dicle ve Fırat nehirlerinin sık sık meydana gelen taşkınları neticesinde bu bölgelerde ki topraklar su altında kalırdı, veya Jeolog William Ryan ve Walter Pitman' ın teorilerinde ileri sürdükleri gibi daha büyük Tufanlara mı dayanıyorlardı? Yapılan araştırmalarda bu Efsanelerin çoğunun mevzii küçük sel ve su basmalarına dayandıkları bir kaçının ise birbirlerine yakın coğrafyalarda olmalarından aynı sel baskınlarından etkilenip yazıldığı anlaşılmaktadır.
   Gittikçe daha belirginleşen verilere dayanarak "Kara Deniz" havzasında bir Tufan olmuş olabileceği ortaya çıkmaktadır. Hem de Fırat ve Dicle' nin veya Nil nehrinin periyodik taşmaları neticesinde meydana gelen küçük mevzii bir su basması değil fakat tam anlamıyla Tufan denebilecek büyüklükte bir su baskının meydana geldiği iddia edilmektedir.
   Tahminen 7500 sene evvel Kara deniz mıntıkasını ve dolayları bir afet halinde su baskının etkisinde  kalmıştır. Yazının 3500 senelerinde bulunduğu düşünülürse 7500 senesinin pek eski olmadığı ve hala insanların onu hatırlayıp bir efsane yapması olasıdır.
   Bugünden 12000 sene evvel buzul çağı sona ererken Karadeniz bir tatlı su gölü idi ve büyüklüğü şimdiki halinden çok daha küçüktü. Buzul çağının sona ermesi ile buzların erimesi sonucu yavaş yavaş fakat emin bir şekilde kara deniz ve civarı su altında kalmağa başladı. Bu yüzden devamlı yükselen ve su dolan Marmara denizi İstanbul boğazı yüzünden kara denizle arasında 150 metreye varan bir seviye farkı meydana getirir ve boğazdaki yıkılmayla Marmara' da ki fazla su günde bin ile iki bin metre küp bir kuvvetle bir tatlı su gölü olan Kara denizin içine dökülür. Bu suyun hareketi aylarca sürer. Ta ki Karadeniz her gün bir iki Kilometre kadar genişleyip büyüyüp Marmara ile aynı seviyeye gelinceye kadar. Bu da Karadeniz' in kenarında ve civarında oturan insanların büyük bir panik altında etrafa kaçışmalarını ve bir çoğunun ise ölmelerine ve hayvanların telef olmasına sebep olur.

   Bu teori 1993' de Karadeniz' de, Deniz dibi araştırmaları yapan jeolog W. Ryan ve W Pitman tarafından ileri sürülür. Bu iddialarına Kara Denizin dibinde Deniz Faunasına ait buldukları kalıntıların incelenmesi sonucu varmışlardır. Ortaya konan bu teoriye dayanarak 1999' da deniz dibi araştırmacısı Bob Ballard kara deniz kıyılarına yakın 150 metre derinde bir plajın kalıntılarını bulmuştur. Bu plajın kalıntılarını inceleyince deniz tuzu ve deniz hayvanları fosilleri bulmuştur. Bu deniz hayvan fosilleri 7300 sene eski, tatlı su hayvan fosilleri ise 7800 sene eskiye aitti. Bu da tatlı suyun deniz suyu tarafından kaplandığının yani tatlı su gölü olan Karadenizin 7300 sene evvelinde deniz suyu tarafından istila edildiğini ortaya koymaktadır. Goerge Smith' in Gilgamiş Efsanesinin kayıtlarını buluşu ve Tufanın hikayesi :
   1854 -1855' de Layard ve Rassam tarafından Ninova' da (Nineveh) bulunan bir yığın kil tablet British Museum' a getirilir. Burada Rawlinson ve Norris tarafından yapılan incelemeler çivi yazısıyla yazılmış bu tabletlerin tercümeleri neticesinde bunların çoğunun Erech kıralı Gılgamış' la ilgili yazıtlar olduğu ortaya çıkar. Bunlara ilaveten, Yaradılışla ilgili ve Mezopotamya' da vuku bulmuş bir Tufan' la ilgili tabletlerde bulunur. 1872' de Goerge SmGoerge Smith' in Gilgamiş Efsanesinin kayıtlarını buluşu ve Tufanın hikayesi :ith, Gılgamış destanı ve Tufanla ilgili tabletlerin tercümesini neşir eder. Buna göre Nuh Peygambere atfedilen Tufan olayının Babil' de gerçekleşmiş ve bir destana mevzu olmuş Tufan hikayesinden esinlenerek Genesis / yaradılış kitabına alındığı ileri sürülmeğe başlanmıştır bilimsel ortamlarda.
Yukarıda kısaca incelediğimiz bu olay BBC' nin Jeremy Bowen' e çektirdiği bir belgesel filme de mevzu olmuş ve bütün dünyada, dini kesimlerde ve dindar insanlar arasında çok büyük münakaşalara sebep…