Sayı: 88    Nisan 2013
Ana SayfaSon Sayı:107Eski SayılarZiyaretçi DefteriDergimiz HakkındaAbone OlYıllık Kolleksiyonlarımız
Din.

 

 

 

MUHTELİF haber

                                                                                         Sayı 88 s.03 . 1Nisan.2013

 

 

Madagaskar - Endemik bir ada

… video …

1. adagaskar 8 ci kıta -Endemik Ada 2. Madagaskar 8 ci kıta - Endemik Ada 3. Madagaskar 8 ci kıta - Endemik Ada 4. Madagaskar 8 ci kıta - Endemik Ada 5. Aye Aye Demon Primate .Nat.Geo. 6. Amazing Predator Fossa Nat. Geo. 7. Bukalemun Renk Değiştirmesi


Madagaskar

 

… Madagaskar Afrika’nın doğusunda, Hint Okyanusu’nda yer alan bir ada ve ülkedir.

Madagaskar dünyanın 4′üncü büyük adasıdır. Afrika kıtası ile arasında Mozambik Kanalı yer alır. Komor Adaları adanın kuzeybatısındadır. Ülkenin adı, adada yaşayan halkın adı ve dili olan Malagasyden gelir.
Bu belgeselde Madagaskar (Gonduwana) relik endemikleri ve vahşi yaşamı anlatılıyor

Madagaskar Afrika’nın doğusunda, Hint Okyanusu’nda yer alan bir ada ve ülkedir.

Madagaskar dünyanın 4′üncü büyük adasıdır. Afrika kıtası ile arasında Mozambik Kanalı yer alır. Komor Adaları adanın kuzeybatısındadır. Ülkenin adı, adada yaşayan halkın adı ve dili olan Malagasyden gelir.
Bu belgeselde Madagaskar (Gonduwana) relik endemikleri ve vahşi yaşamı anlatılıyor

Madagaskar (Malgaşça: Madagasikara; Fransızca: Madagascar; İngilizce: Madagascar) veya resmî adıyla Madagaskar Cumhuriyeti (Malgaşça:Repoblikan'i Madagasikara; Fransızca: République de Madagascar; İngilizce: Republic of Madagascar), Afrika'nın doğusunda, Hint Okyanusu'nda yer alan ada ülkesi. Madagaskar olarak adlandırılan ülkeyi oluşturan ana ada, dünyanın dördüncü büyük adasıdır. Afrika kıtası ile arasında Mozambik Kanalı yer alır. Komor Adaları adanın kuzeybatısındadır. Ülkenin adı, adada yaşayan halkın adı ve dili olan Malagasyden gelir.

Süper kıta Gondvana’nın parçalanmasıyla Madagaskar yaklaşık 88 milyon yıl önce Hindistan kara kütlesinden ayrılmıştır. Böylelikle adanın coğrafik olarak izolasyonu, üzerindeki bitki örtüsü ve hayvanların tamamen dış dünyadan bağımsız evrimine yol açmıştır. Madagaskar üzerindeki bitki ve hayvan türlerinin %90’ı dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmamaktadır. Ada biyolojik çeşitlilik alanında dünyanın önde gelen yerlerindendir. Ancak ikibin yıl önce adaya yerleşmeye başlayan insanların varlığı bu biyolojik çeşitlilik ve adanın orijinal türleri için bir tehdit teşkil etmektedir.

Adaya ilk yerleşen insanlar yakındaki Afrika kıtasından değil, İndonezya üzerinden Hint Okyanusunu aşarak buraya geldiler. Bugün Madagaskar halkının konuştuğu Malgaş dili de bu göçmenlerce Güneydoğu Asya adalarından buraya taşındı. Malgaşça’nın en yakın akrabaları Madagaskar’dan binlerce kilometre uzakta, Borneo adasının güneyindeki Barito nehri civarında konuşulan dillerdir. Bu Avustronezya’lı göçmenleri yaklaşık bin yıl sonra, 1000 yılı civarında Afrika’dan gelen yeni bir göçmen dalgası izledi. Afrika’lı Bantu’lar, daha çok kıyılarda ve adanın batı yarısında yerleştiler ancak kendi dillerini kullanmayı bırakıp adada yaşayan Avustronezya’lıların dil ve kültürüne asimile oldular. Avustronezya’lılar hala adanın iç ve dağlık kısımlarıyla, doğu yarısında yoğunlaştılar. Bu sebeple kıyılardaki yerliler antropolojik tip itibariyle daha Afrikalı görünümlü, adanın iç kısımlarında yaşayan Merina’lar gibi diğer bazı Avustronezya kökenliler ise daha Asyatik fiziksel özellikler taşır.

18.yy’a kadar, Madagaskar dağınık ve bölünmüş sosyo-politik gruplarca yönetildi. 19.yy’ın başından itibarense, Merinalar adayı kendi yönetimleri altında birleştirmeyi başardılar. Merina krallığı, 1896’da adanın Fransa’nın hakimiyetine girmesiyle son buldu. Madagaskar Fransa’dan bağımsızlığını ancak 1960 yılında elde edebildi. Bu tarihten itibaren ada dört ayrı anayasal süreçten geçti. 1992’den beri ülke anayasal bir demokrasi olarak yönetilmekte. Ancak 2009’da gerçekleşen siyasi bir kriz sonucunda son seçilmiş cumhurbaşkanı Marc Ravalomana istifaya zorlandı ve siyasi güç Mart ayı itibarıyla Andry Rajoelina’nın eline geçti.

 

 

 

 

Madagaskar Cumhuriyeti (Malgaşça: Repoblikan'i Madagasikara), Afrika'nın doğusunda, Hint Okyanusu'nda yer alan ada ülkesi.Madagaskar olarak adlandırılan ülkeyi oluşturan ana ada, Grönland, Yeni Gine ve Borneo adasından sonra dünyanın dördüncü büyük adasıdır. Afrika kıtası ile arasında

Afrika, Avrupa'nın güneyinde, Atlantik Okyanusu'nun doğusunda, Hint Okyanusu'nun batısında ve Antarktika'nın kuzeyinde bulunan kıta. Eski dünya karalarından birisi olan Afrika, 30 218 000 km² yüz ölçümü ile kıtalar arasında Asya ve Amerika'nın ardından üçüncü sırada gelir. Afrika adı, Kartaca'ya ilk defa ayak basan Romalılarca "Afri" veya "Africani" denilen oymakların adından esinlenerek verilmiştir. Afrika adı bu ülkeye Pön savaşları sırasında verilmiştir. 
Mozambik Kanalı yer alır.Mozambik Kanalı Hint Okyanusu'nda Mozambik ile Madagaskar arasındadır.

Komor Adaları adanın kuzeybatısındadır. Ülkenin adı, adada yaşayan halkın adı ve dili olan Malagasyden gelir.
26 Haziran 1960 tarihinde kurulan Madagaskar'ın başkenti
  Komor, Afrika'da Mozambik ve Madagaskar'la okyanus komşuluğu olan bir ada ülkesidir.
kent aynı zamanda ülkenin en büyük şehridir, yüzölçümü 587.041 km2. Resmi dili Malgaşça ve Fransızca'dır. Nüfusu, 2009 yılı verilerine göre 20,7 milyon kişidir. Para birimi Ariary,
Bir ada ülkesi olan Madagaskar, izole yapısı ile dünya üzerinde sadece adaya özgü hayvan ve bitki yapısı ile farklılık gösterir. Adadaki memeli hayvanların önemli bir çoğunluğu, kuş türlerinin yarıya yakını ve bitkilerin önemli bir kısmı sadece bu adada görülür.
Antananarivo (Malgaşça'da "Binlerin Şehri" anlamına gelir; Fransızca: Tananarive), Madagaskar'ın başkenti ve en büyük şehridir. Kısaca "Tana" olarak da bilinir.
batısında, Madagaskar Adası ve yakınındaki küçük adalar üzerinde kurulmuş bir Afrika ülkesi, Afrika kıtasındanHindistan, Afrika ve Okyanusya tarafından çevrilen, dünyanın üçüncü büyük okyanusu. Asya’nın güneyinde, Afrika ile Avustralya arasında kalan deniz. 20° doğu boylamıyla Atlantik’ten, 147° doğu boylamıyla Büyük Okyanustan ayrılır. Bu deniz, okyanuslar içinde en küçük olanıdır. Avustralya ile Afrika arasındaki uzaklık yaklaşık olarak 10.000 kilometredir. Yüzölçümü kollarıyla berâber 74.900.000 km2yi bulur.
Tarihi

Madagaskar hakkında ilk bilgiler Arap kaynaklarından, bilhassa 10. yüzyıl ortasında Doğu Afrika’yı ziyaret eden El-Mesûdi’den elde edilmektedir. Ada, çağımız öncesinden itibaren Endonezyalılar ve Afrikalılar tarafından nüfuslandırılmıştır. On ikinci yüzyılda Araplar, kuzeybatı kıyısında küçük bir kasaba kurdular. Zamanla adaya İslamiyet yayıldı. Gaskar Adası bir Portekizli tarafından 1500’de tesadüfen keşfedilinceye kadar Avrupalılarca bilinmiyordu. 1643 yılında Fransızlar o zamanlar küçük krallıklara bölünmüş olan adada, Dauphin Kalesini kurdular. On sekizinci asırda doruk noktasında olan Sakalava Krallıkları, aynı asrın sonunda yerini Merina Krallığına bıraktı. Bu krallık, İngiltere ile dostluk anlaşması imzalayarak, kapısını Avrupalılara açtı. Bu arada Fransızlar 1841’de Nassi Beyi işgal ederek Sakalavaları himayesi altına almak istedi. Fransa, himayesini kabul etmeyen Sakalava kıyısını bombaladı. 1885 yılında yapılan anlaşmayla, dış işlerinde başkan olan bir Fransız yöneticinin otoritesi altında bir çeşit himaye devlet kuruldu. 1896’da Fransız parlamentosu, Madagaskar’ı sömürge haline getirdi. İkinci Dünya Savaşından sonra, Madagaskarlılar bağımsızlık için çetin bir mücadeleye giriştiler. 1947’de ihtilal patlak verdi, kısa bir müdahaleden sonra isyan bastırıldı. 60.000 ile 90.000 arasında insan öldü veya yaralandı. Ada bundan sonra direkt olarak Paris’ten idare edilmeye başlandı. 1958’de Madagaskar, Fransız Cemiyeti içinde muhtar bir cumhûriyet oldu. 26 Haziran 1960’ta da tam bağımsızlığa kavuştu. 10 yıllık şekli bir bağımsızlıktan sonra hala ülkede 50.000 Fransız askeri vardır. Yabancı yatırımların üçte ikisi ihracatın dörtte üçü, ticari değere sahip bitkilerin yarısından fazlası Fransız ithalat-ihracat şirketlerinin elinde idi. Kurak ve fakir olan güneyde 1972 başlarında, 100.000 öğrenci, yabancı ekonomik hakimiyete son verilmesi için boykot yaptı. Boykot sindirildi fakat, Mayıs 1972’de başşehirde yeni kargaşalıklar başgösterince; hükûmet, iktidarı ordu komutanına bıraktı. 1972-1975 yılları arasında geçici bir hükûmet kuruldu. 30 Aralık 1975’te ikinci bir cumhûriyet ilan edildi. Yeni devletin adı Demokratik Madagaskar Cumhûriyeti oldu. Yeni cumhûriyet geniş bir devletleştirme politikası takib etti. Fransız askerlerini ülkeden çıkardı. 1991 senesi başlarında başlayan iç karışıklıklar yüzünden Temmuz ayında olağanüstü durum ilan edildi ve bir süre sonra sosyalistlerin kurduğu hükûmet istifa etti. Bir süre sonra meclis ve Yüksek Devrim Konseyi feshedilerek, Zafy başkanlığında Yüksek Devlet Organı kuruldu. Başkanlık seçimlerinin ilk turu 25 Kasım 1992’de yapıldı. Seçimlere hile karıştırıldığı gerekçesiyle ikinci tur 1993 senesine ertelendi.

Fiziki Yapı



Yüzölçümü itibariyle dünyanın dördüncü büyük adası olan Madagaskar, kuzeyden güneye 1570 km uzunlukta olup, azami genişliği 575 kilometredir. Yaklaşık 4800 km’den fazla olan kıyı hattı, bütün uzunluğu boyunca uzanan dağ zinciri ile coğrafi yapısının değişikliği dikkate değerdir. Ada üç tabii coğrafi bölgeye ayrılır: Dağlık iç bölge, doğu kıyısı ve batı kıyısı.

Yüksek yaylalar ismini alan dağlık iç bölge, deniz seviyesinden 900 ila 1500 m yükseklikte olup, yüksekliği 1830 m’yi aşan üç dağ silsilesini ihtiva eder. En yüksek tepe olan Maromokotro (2876 m), kuzeydeki Tsratanna sıra dağları üzerindedir. Yaylaların yüzeyleri, birbirinden farklı özellikler arz eder. Bütün istikametlerde çaprazvari vadiler ve derin dereler bulunur. Dağlık bölgenin yüksek kesimlerinde, çukur şeklinde büyük alçak basınç alanları ve bataklık ovalar mevcuttur.

Genişliği ortalama 50 km olan doğu kıyısı, yüksek yaylalar ve Hint Okyanusu arasında yer alır. Erozyona maruz kalmış tepeleri ve bataklıkları ile özellik kazanır. Tek girinti olarak Antongil Körfezini ihtiva eden kıyı hattı, dağların ana eksenine paraleldir. Bu kıyıdan Hint Okyanusuna dökülen nehirler kısa olup, ancak kısa mesafelerde ulaşıma elverişlidir.

Bazı yerlerde genişliği 190 km’ye ulaşan batı kıyısı, ovaları çöküntü alanları ve yaylaları ile doğu kıyısına nazaran daha değişken, daha çok girintili çıkıntılı bir görünüm arz eder. Bu kıyı, Madagaskar’ın en önemli coğrafi özelliğidir. Buradan Mozambik Kanalına dökülen nehirler daha uzun ve büyük bölümleri ulaşıma elverişlidir.

 


İklim



Adada iklim değişiklikleri, enlem farklılıklarından ziyade yükseklik farklılıklarına bağlıdır. Kıyılarda iklim genellikle sıcak ve nemlidir. Dağlık iç kesimlerde ise ılımandır.

Madagaskar’da iki mevsim vardır: Sıcak (yağışlı) mevsim ve soğuk (kurak) mevsim. Sıcak mevsim, günlük yağmurlar ve fırtınalar dönemidir. Bu mevsim, yüksek yaylalarda, kasım sonundan nisan sonuna kadar devam eder. Doğu kıyısında daha uzun, batı kıyısında daha kısadır. En güneyde sadece iki ay sürer (aralık ve ocak). Soğuk mevsim nisandan kasıma kadar devam eder. Bu mevsimde doğu kıyısı ve kuzey batısı yağışlı, yüksek yaylalar ise nemlidir. Batı kıyısı kurak, güney kıyısı daha da kuraktır. Senelik yağış ortalaması bölgelere göre değişmektedir. Antongil kıyısında 3700 mm olan yağış miktarı, kuzeybatı kıyısında 2100 milimetreye, batıda 940 milimetreye, güneybatıda ise 355 kilometreye düşmektedir. İç platoda bu miktar 1200-1325 mm arasında değişmektedir. Yıllık sıcaklık ortalaması ise kıyılarda 21°C-27°C, iç platoda ise 13°-19°C arasındadır. En soğuk ay temmuz ayıdır.


Tabii Kaynaklar

Bir zamanlar Madagaskar’ı kaplayan kesif ormanlara, günümüzde ancak kıyı hattında ve merkezi dağ silsilesinin yamaçlarında rastlamak mümkündür. Tabii bitki örtüsü, tarla açmak için yakılarak veya kesilerek yok edilmektedir. En kesif ormanlar, kuzeybatıda Ankaizina yaylalarında, Tsratanna dağ silsilesinde ve Sahamalaza Körfezi yakınlarındadır. Ormanlar koyu kırmızı ve güzel kokulu ağaçlarla demir ağacı gibi kıymetli ağaçları ihtiva eder. Güneyde sık dikenli fundalıklar (kaktüs ve bodur ağaçlara karışan dev otlar) bulunur. Ada hayvanları kendisine has bir özelliğe sahiptir. Önemli ölçüde bulunan timsahlar dışında, fil, maymun veya aslan gibi büyük hayvanlar yoktur. Bununla beraber sadece Madagaskar’da bulunan ve maymuna benzeyen hayvanlar bol miktarda bulunur. Ayrıca bostan kirpisi, yarasa, yaban domuzu gibi memeli hayvanlara da rastlamak mümkündür. Madagaskar, yeraltı zenginlikleri olarak krom, mika, grafit ve ikinci derecede kıymetli taşları ihtiva eder. 1980’de büyük petrol rezervleri bulunmuştur. Halihazırda petrol çıkarılmamaktadır.

Nüfus ve Sosyal Hayat

2009 yılı tahminlerine göre 20,653,556 nüfuslu Madagaskar halkının büyük çoğunluğu (% 84) kırsal kesimde yaşar ve çiftçilikle geçinir. Yaklaşık 663.000 nüfûsa sahip, başşehir ve aynı zamanda tek büyük şehir olan Antananarivo, yüksek yaylalar bölgesindedir. Nüfus artış oranı, % 2,6 civarındadır.

Fransız işgalinden önce ve sonra, ticaret, iç göçler ve idari yapı sebebiyle birbirine sıkıca bağlı olan etnik gruplar dağılmıştır. Madagaskar halkının en kalabalık ve nüfuzlu grubunu meydana getiren Merina kabilesi orta kesimdeki dağlık arazilerde yaşar. Bundan başka, Bertsileo, Sakalava, Mahafaly, Antaimoro, Antaisaka gibi etnik gruplar da vardır. Ayrıca Madagaskar’da Avrupalı, Çinli ve Hintli azınlıklar da mevcuttur. Resmi dil Madagaskar lisanı ve Fransızcadır. Yirminci yüzyıla kadar eğitim, misyonerlerin elinde kalmıştır. Günümüzde halkın yaklaşık % 50’si okur yazardır. Yüksek öğrenim Madagaskar Üniversitesinde ve ilmi araştırma enstitülerinde yapılmaktadır. Madagaskar ahalisinin takriben üçte biri Hıristiyandır. Hıristiyanlık on dokuzuncu asırda misyonerler tarafından ülkede yayılmıştır. Madagaskar’da, bilhassa kuzeybatıda birkaç yüz bin Müslüman bulunmaktadır. Kırsal kesimdeki halkın çoğu eski dinlerini devam ettirmektedir.

Siyasi Hayat

30 aralık 1975’te ilan edilen Demokratik Madagaskar Cumhûriyetinde, Cumhurbaşkanı yedi yıl süreyle seçilir. Cumhurbaşkanı 12 üyeli ihtilal konseyine başkanlık eder. Başbakan, Cumhurbaşkanı tarafından tayin edilir. Milli Halk Meclisinin altı yıllık süreyle işbaşına geldiği ülkede, sosyalizm esaslarına bağlı tek bir parti vardır. Madagaskar, Birleşmiş Milletler Teşkilatına ve Afrika Birliği teşkilatına üyedir. Madagaskar'da şu anda (2011 yılı) Cumhurbaşkanlığı Yüksek Geçici Başkanı Andry Rajoelina başkanlığındaki Geçici hükümet tarafından yönetilmektedir. 

Ekonomi

Madagaskar ekonomisi son yıllara kadar büyük çoğunlukla Fransız iktisadi kuruluşlarının kontrolü altında idi. Günümüzde hükûmet, uyguladığı hızlandırılmış bir devletleştirme politikası ile, yaklaşık sanayinin % 35’ini, ihracatın % 78’ini, ithalatın % 60’ını, bankacılığın ve sigortacılığın tamamını devletleştirmiştir.

Ekonomide öncelik, halkın % 80’inden fazlasının meşgul olduğu tarıma verilmiştir. Ülkede yetişen tütün, vanilya, çay, karanfil, biber ve kahve gibi tarım ürünleri ihraç edilmektedir. Halkın temel gıda maddesi olan pirinç yetiştirilmekte ise de şehirli halk için, düzenli olarak yılda 100 bin tonun üstünde pirinç ithal edilmektedir. Madagaskar’da yetiştirilen 10 milyon baş sığır, ülkenin dondurulmuş et ihraç etmesine imkan vermektedir. Tarım ürünleri ihracat gelirlerinin % 30’unu sağlar. Ülkede çıkarılan krom, mika, grafit ve ikinci derecede kıymetli taşlar ihraç edilmektedir. Son yıllarda keşfedilen büyük petrol rezervleri sayesinde Madagaskar’ın petrol ihraç eden bir ülke durumuna gelmesi beklenmektedir. Mamül maddelerinin çoğu ithal edilmekte ise de, sıkı bir ithalat politikası sebebiyle ticaret dengesi ülke lehine kaymaktadır. Enflasyon % 8 civarında tutulmaktadır.

Ulaşım sahası, sosyal ve ekonomik gelişme için büyük engel teşkil etmektedir. Yolların uzunluğu ve bakımı yetersizdir. Sömürge devrinden kalma demiryolları geliştirilmemiştir. Bu eksikliklere karşılık olarak hava yolu ulaşımı geliştirilmeye çalışılmaktadır. Başşehir yakınlarındaki İvanto havaalanı ülkenin tek milletlerarası havaalanıdır.

Mozambik Kanalı Hint Okyanusu'nda Mozambik ile Madagaskar arasındadır. 
http://www.conservation.org/resources/education/madagascar/Pages/madagascar-virtual-tour.aspx

 

Lütfen yukarıdaki linkin üzerine gelir farenin sağ tıklayın /  köprü aç /  yazısını tıklayıMadagaskar  asırlarca bütün dünyadan izole bir vaziyete kaldığı için üzerinde kendisine has / endemik / havanlar  üremiş veya  değişim geçirmişlerdir bunlardan  En önemlilerini aşağıda tek tek inceleyeceğiz.

 

AYE AYE  Ay-ay (Daubentonia madagascariensis /Madagaskarca:aiay), Daubentoniidaefamilyasının tek üyesidir. Madagaskar'da yaşayan oldukça nadir bir makimsi maymun türü..[1] Uzun parmaklıgiller (Daubentoniidae) familyasının tek yaşayan üyesidir. Familyanın, büyük ayay (Daubentonia robusta) adında diğer bir türünün soyu tükenmiştir.Ay-ay gece ortaya çıkan en büyük primattır. Kuyruğunu saymazsak 30-37 cm boyunda, kuyruğu ile birlikte 44-53 cm boyunda ve 2,5 kg ağırlığındadır. Kürkü siyahtır. Kuyruğu,sincap kuyruğu gibi tüylüdür. İri, parlak kırmızı gözleri vardır. Uzun kesici dişleri kemirgen dişini anımsatır. Parmakları ince ve uzundur. Orta parmak diğer hepsiden 3 kat daha uzun olabilir.Avlanma şekli çok ilginçtir. Önce böcekleri bulmak için parmağı ile ağaca vurarak kurtçukları arar. bulduğunda dişleri ile kabuğu çıkarır. Sonra açtığı deliğe orta parmağını sokarak böcekleri çıkarır. Çizgili keselifarenin (Dactylopsila trivirgata) de aynı şekilde avlandığı bilinmektedir.Ayrıca yaldızlı bambu maymunu olarak da bilinir. Yalnız yaşayan noktürnal bir canlıdır. Çoğunlukla Madagaskar'ın yağmur ormanlarında ve nadiren de adanın batısındaki kuru ormanlarda yaşar

 

                                                                               

FOSSA

ssa (Cryptoprocta ferox), Madagaskar'a endemik bir memeli türü. Madagaskar'daki en büyük etçil memelidir.Son yapılan araştırmalara göre fossa daha önce sanıldığı üzere nokturnal bir hayvan değildir. Ancak, nadir bulunduğu için eskiden gece dolaştığı sanılıyordu, ama bu araştırmaya göre fossa hem gece hem de gündüz görülebiliyor.Erkek fossalar 70–90 cm boyundaki kuyruklarıyla beraber 75–80 cm., ağrılıkları 6–10 kg., dişileri, erkeklerinki ile aynı boydaki    beraber 65–70 cm. boyunda ve 5–7 kg. ağırlığındadır. Cryptoprocta feroxFossalar Madagaskar'ın sık yağmur ormanlarında yaşar. Bu türün en iyi görülebildiği yer ise Kirindy Ormanı Koruma Alanı'dır, ki burası Morondava şehrinin 70 km kuzeyinde yer alır.Fossa, balıktan kuşa kadar her türlü küçük ya da orta boy hayvanları yiyerek beslenir. Başlıca besinlerilemurlardır, ki bu yüzden yaşdıkları bölgede baş avcıdırlar. Ayrıca fossanın soy tükenmesi yakın bir akrabası isedev fossadır (Cryptoprocta spelea). Bu hayvan 1.8 m boyundaydı, yani günümüz fossasından 20% dah uzundu ve 17 kg. ağırlığındaydı. Bu hayvanların, insanlar adaya yerleşene kadar şempanze boyundaki lemurlar tarafından avlandığına inanılıyordu.Fossaların doğal düşmanı yoktur, ama belki Nil timsahı tarafından yeniyor olabilir.

 

 

 

 

 

 

 

       TENREK

    Tenrekgiller (Tenrecidae) Madagaskar'da ve Afrika'nın orta kısmında yaşayan bir memeli familyası. Familyanın üyeleri dış görünüşleri ile birbirinden farklıdır. Örneğin kirpisivrifare veya su samuruna benzeyenleri vardır. Uzun zaman Böcekçillere ait oldukları kabul edilmiş ama molekülergenetik araştırmalardan sonra bugün ayrı bir familyaya koyulmuşlardır. Altın köstebek (Chrysochloridae) familyası ile birlikte Tenreksiler(Afrosoricida) takımını oluştururlar.Birbirinden çok farklı yaşam alanlarını feth etmiş olan Tenrekler vucut ölçüleri açısından da gayet farklıdır. Uzunlukları 4 cm - 40 cm arası, ve ağırlıkları 5 gram ile 2,4 kg arası değişir. Kuyruk bazı türlerde çok kısa diğerlerinde ise vucut uzunlukları kadardır. Renkleri gri, kahverengi veya siyahımsı olur. Kirpi tenrekleri (Tenrecinae) cinsine ait iki türün üst ve yan tarafında bulunan dikenleri ile Kirpilere benzerliği çok şaşırtıcıdır. Aynı Kirpilerde olduğu gibi tehdit anında dikenli top şekline girip korunurlar.Ayaklarında daima beş parmakları vardır. Kafatasları uzun ve yassı olur. Kulaklar büyük, gözler ise küçük olur.

 

 

 

 

 

 

    Bukalemun, sürüngenler sınıfının Chamaeleonidae familyasından belli etmek istedikleri duygulara göre renk değiştirebilen, omurgalı hayvanlar ortak adı.Birçok

. Türkiye`de Bayağı bukalemun (Chamaelechamaeleon) kuzeyde İzmir`den güneye doğru Ege sahilleri ile bütün Akdeniz bölgesinde yayılmıştır fakat çok ender rastlanır.

Chamaeleonidae familya'sını diğer kertenkelelerden ayıran en önemli özellik, ayakların, dilin ve gözlerin alışılmadık biçimleri ve renk değiştirme özelliğidir. Vücutları yanlardan basıktır. Dilleri boylarının yaklaşık 1-1,5 katı uzunluğunda, hareketli ve yapışkandır .Bir jet uçağıyla kıyaslanırsa bukalemunların dilleri jet uçağına oranla 5 kat daha hızlıdır. Gözler bağımsız hareket eder, biri yukarı bakarken diğeri aşağıya bakabilir. Göz kapakları kalındır. Kolaylıkla renk değiştirirler. Derilerini sarı, yeşil tonları, kırmızı tonları, kestane rengi ve siyaha çevirebilirler, benekler, çizgiler oluşturabilirler. Uzunlukları 8-60 cm arasında değişse de genelikle 30 cm civarındadır. Çok yavaş yürürler. Ayakları ve kuyrukları dalları kavrayabilir

 

 

 

 

 

 

  Altın Mantella kurbağalarının en önemli özelliklerinden bir tanesi ilk bakışta dikkati çeken parlak turuncu ve sarı renklere sahip olmasıdır. Bu özelliği ile bitkilerin arasında kolayca dikkati çeken Mantella kurbağasını diğer kurbağalardan ayıran başka bir özelliği de boyunun sadece 2,5 cm olmasıdır. Yetişkinleri, termit ve meyve sineği ile beslenen Mantellalar daha çok Madagaskar ve Andesibede yaşarlar. Bu kurbağaların hiçbir savunması olmamasına rağmen, düşmanlarından korunmalarını sağlayan dikkat çekici bir silahları vardır: Renkleri!

Göz alıcı renklere sahip olan Altın Mantellalar, bu özellikleri ile dünyanın en zehirli canlıları olan altın kurbağalara benzerler. Mantellalar, doğada kimyasal silah anlamına gelen renkleri sayesinde, düşmanlarına 'zehirli bir canlı' izlenimi vererek kendisine yaklaşmalarını engeller.

 

 

 

 

Baobab Ağacı

Bombacaceate familyasından ağaç. Eski Dünya’nın sıcak bölgelerinde yetişir. Baobab ağaçlarının 10 kadar türü vardır. Bunlardan biri, “Adansonia digitata”, Asya ve Afrika’nın sıcak bölgelerinde yaygındır. Diğer bir türü Avustralya’da, üçüncü bir türü Madagaskar’da yetişir. “Baobab” sözcüğü, bin yıllık ağaç anlamına gelir; bu ağacın ömrü, gerçekten, sonsuz denecek kadar uzundur. Boyu en fazla 9-10 metreyi aşmadığı halde gövde çevresi 23 metreyi bulur. Bu fıçı biçimindeki kocaman gövdenin tepesinde 20-25 metre uzunluğunda dallar yer alır. Ağırlığından dolayı, dalların ucu aşağı doğru sarkar, neredeyse toprağa değer. Böylece ağaç, geniş ve yemyeşil bir kubbe şeklini alır. Odunu çok gevşektir; gövdesine demir bir çubuk kolaylıkla sokulabilir. Yaprakları, atkestanesinin yapraklarına benzer. Yerlilerin maymun ekmeği adını verdikleri, yumurta biçiminde ve portakal büyüklüğündeki meyvesinin içinde eskiden eczacılıkta kullanılan, unlu, etli bir kısım vardır..

 

 

 

 

 

 

  · 

 

 

Yeni Bir Mikrokıta Keşfedilmiş Olabilir!

 

Nature Geoscience dergisinde 25 Şubat 2013 tarihinde yayınlanan bir makaleye göre yerbilimciler Hint Okyanusu içerisinde bulunan Reunion Adası ve Mauritius Adası civarlarında, Kambriyen Öncesi Dönem'e ait kalıntıları barındıran bir mikrokıtanın (ufak bir kıta parçası) bulunmuş olabileceğini ilan ettiler. Bu mikrokıtaya Mauritia adı verildi.

 

Mauritia, 60 milyon yıl kadar önce kıtadan ayrıldı. Bu sırada Madagaskar ve Hindistan birbirinden uzaklaşmaktaydı. Bu süreçte sular altında kalan mikrokıta, lavlar içerisine gömüldü ve öylece kaldı.

 

Araştırmayı yürüten Norveçli, Güney Afrikalı, İngiliz ve Alman bilim insanlarına göre okyanus tabanlarında bu şekilde gizlenmiş mikrokıtalar bulunması olayları sanılandan sık olmaktadır. 

 

 Kıtaların kırılarak parçalanması genellikle manto tabakasında meydana gelen yükselmelerden kaynaklanmaktadır. Bu devasa sıcak kaya baloncukları mantonun derinliklerinden yükselirler ve altlarında kalan tektonik tabakaları yumuşatırlar. Bu, plakalar sıcak noktalarda kırılana kadar sürer. Günümüzden 170 milyon yıl kadar önce Doğu Gondwana kıtası da bu şekilde parçalanmıştır. Başlangıçta, sadece bir kısmı parçalanmıştır ve bu kopan kısım bugün Madagaskar, Hindistan, Avusturalya ve Antarktikta olarak bildiğimiz karaları oluşturmuştur. 

 

Marion ve Reunion adaları altında bulunan manto yükselmeleri de, Hint Okyanusu'nun oluşumunda rol almışa benziyor. Eğer kırılma noktası kara kütlesinin sınırında yer alacak olursa (bu durumda Madagaskar ile Hindistan arasında oluyor), bu kara kütlesinin parçaları birbirinden ayrılabilir. Bunun en iyi bilinen örneklerinden biri Seyşeller'dir.

 

Günümüzde, Hindistan ve Madagaskar'dan farklı parçaları inceleyen bilim insanları, bu parçaları tespit edebilmek için Mauritius adasındaki lav kumu taneciklerini araştırıyorlar. Bu kum tanecikleri içerisinde yarı-değerli bir taş olan ve günümüzden 690 milyon ila 1.970 milyon (1.9 milyar) yıl öncesinden kalma zirkon isimli yapılar bulunuyor. Bu durum, zirkonların lavın hareketi sırasında onunla birlikte taşınmış olmasıyla açıklanıyor. Bu tarihlendirme yöntemi, Hint Okyanusu içerisindeki parçacıkların nasıl ve ne zaman bugünkü konumlarını aldığını ölçmemizi sağlayan plaka tektoniğinin hesaplarının sağlamasını yapma imkanı veriyor.

 

Makalenin yazarlarından biri olan ve GFZ Alman Jeobilim Araştırma Merkezi'nde görev alan Dr. Bernhard Steinberger konuyla ilgili şunları söylüyor:

 

"Bir tarafta yaptığımız hesaplamalar kırılma zamanında bulunan plakaların iki sıcak noktaya göreceli konumlarını veriyor ve bu da nedensel bir ilişkiye işaret ediyor. Öte taraftaysa, kıta parçacıkların neredeyse tam olarak Reunion manto yükselmesi üzerinde hareket ettiğini göstermeyi başardık ki bu da, nasıl volkanik kayalarla kaplandığını açıklıyor. Dolayısıyla eskiden sadece Reunion sıcaknoktasının hareketinin izleri olarak düşünülenlerin aslında kıta parçacıkları olduğunu anlıyoruz. Bunlar daha önceden fark edilemediler, çünkü Reunion yükseltisinin volktanik kayaçları ile kaplıydılar. Bu da bizlere bu tip mikrokıtaların okyanuslar içerisinde sanılandan daha sık olabileceğini gösteriyor."

 

Konuyla ilgili araştırmalar devam ediyor.

 

Evrim Ağacı Uyarısı: Mitolojik bir kıta olan ve tamamen hayal ürünü olan Atlantis ile buluntu arasında hiçbir ilişki bulunmamaktadır. Hikayeye göre Atlantis, Atlas Okyanusu içerisinde bulunmakla birlikte (ki kimse sözde yerinden emin değildir, sonuçta Plato zamanından kalma bir mit bu);  en eski insansı 6 milyon yıl önce, en eski Homo bireyi 2 milyon yıl önce, en eski Homo sapiens bireyi 200.000 yıl önce yaşamıştır. Bahsettiğimiz mikrokıtanın okyanuslara gömüldüğü zamanlarda insanlara ait hiçbir tür henüz evrimleşmediği gibi, primatlar bile henüz yeni yeni türleşiyorlardı. Dolayısıyla sahte-bilim ve masallar ile bilimi birbirine karıştırmaya meyilli olanlar için şimdiden ufak bir uyarı ve ek bir bilgi olsun.

 

Hazırlayan: ÇMB (Evrim Ağacı)

Teşekkür: Arsel Acar (Evrim Ağacı)

Kaynaklar:

·                     Nature

·                      

·                     ibliographic information: Trond H. Torsvik et al. A Precambrian microcontinent in the Indian Ocean. Nature Geoscience, published online February 24, 2013; doi: 10.1038/ngeo1736

 

http://www.sci-news.com/othersciences/geophysics/article00899.html 

·                     Sci-News

 

 

Sevgili okurlarımız size bu sayfamızda  Dünyamızdan çok farklı bir çok Endemik türleri gerek  fauna gerekse canlı olarak ihtiva eden ve bilim dünyasında 8 inci kıta diye adlandırılan MADAGASCAR / Madakaskar / adası hakkında bilgi verdik.

Yazımızı ilginç bulduğunuzu ve beğendiğinizi ümit ederiz.

Bizimle gerek yazılarımız hakkında fikrinizi söylemek veya bilgi istemek için gerekse diğer istek veya beğeni veya tenkitlerinizi bildirmek için  mail ile veya telefonla arayabilirsiniz

bilgi@evreninsirlari.net

 

 

Evrenin Sırları Dergisi  ®©  Mart 2013 Sayı 86 s04 En son Haberler.

 




Ana Sayfa'ya Dön